Küresel piyasalarda altının geleceğine ilişkin dikkat çeken yeni bir analiz yayımlandı. Bank of America (BofA), merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğiliminin devam etmesi halinde altın talebinin uzun yıllar güçlü kalabileceğine dikkat çekti.
Banka tarafından yapılan hesaplamada, rezervlerinde altının ağırlığı düşük olan merkez bankalarının altın payını yüzde 30 seviyesine çıkarması durumunda ortaya çıkabilecek devasa talep gözler önüne serildi.
ALTINDA 20 BİN 333 TONLUK POTANSİYEL
Bank of America'nın modeline göre altına görece düşük ağırlık veren merkez bankalarının rezervlerindeki altın oranını yüzde 30’a çıkarması halinde yaklaşık 20 bin 333 tonluk ek altın talebi oluşabilir.
Bu rakamın büyüklüğü dikkat çekiyor. Son yıllardaki merkez bankası alım hızı baz alındığında söz konusu miktarın karşılanması 20 yılı aşkın bir döneme yayılabilecek bir talep potansiyeline işaret ediyor.
Başka bir ifadeyle analiz, altın piyasasında kısa süre içinde 20 bin tonluk alım yapılacağını değil, merkez bankalarının rezervlerini yeniden yapılandırması halinde uzun vadede oldukça büyük bir talep alanı bulunduğunu ortaya koyuyor.
ÇİN İLK SIRADA
BofA'nın hesaplamasına göre en yüksek ek alım potansiyeline sahip ülke Çin.
Çin’in rezervlerindeki altın payını yüzde 30 seviyesine çıkarması için yaklaşık 5 bin 628 ton daha altın alması gerektiği hesaplanıyor.
Çin’i yaklaşık 1.866 tonla Japonya ve 1.192 tonla İsviçre takip ediyor.
Tayvan, Güney Kore, Suudi Arabistan ve Singapur'un da aynı seviyeye ulaşabilmek için ülke başına 700 tonun üzerinde ilave altın alması gerekebileceği belirtiliyor.
TÜRKİYE ALTIN ALIMINDA ZİRVEDE
Rapordaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Türkiye oldu.
Mart 2022’den bu yana gerçekleştirilen merkez bankası alımları incelendiğinde Türkiye 815 tonla ilk sırada bulunuyor.
Türkiye'yi 808 tonluk alımla Polonya takip ediyor.
Merkez bankalarının özellikle Rusya-Ukrayna savaşının ardından rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altına yönelmesi, son yıllarda değerli metal piyasasının en önemli destekleyici unsurlarından biri haline geldi.
MERKEZ BANKALARI NEDEN ALTIN ALIYOR?
Altının merkez bankaları açısından önem kazanmasında güvenli liman özelliği, rezerv çeşitlendirme ihtiyacı ve jeopolitik riskler öne çıkıyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine dayandırılan hesaplamalara göre küresel resmi altın rezervleri yaklaşık 36 bin 705 ton seviyesinde bulunuyor. Merkez bankalarının net altın alımları ise 2024 yılında 1.092 tona ulaşmıştı.
BofA, rezervlerinde altının ağırlığı düşük olan ülkelerin önümüzdeki dönemde alımlarını artırmasının, uzun vadede altın fiyatları açısından destekleyici olabileceğini değerlendiriyor.
ALTIN FİYATLARI YÜKSELECEK Mİ?
Merkez bankalarından gelebilecek uzun vadeli talep altın açısından pozitif bir unsur olarak öne çıksa da fiyatların kısa vadeli yönünü tek başına bu faktör belirlemiyor.
ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası, enflasyon verileri, doların seyri, tahvil faizleri ve jeopolitik gelişmeler de altının yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Nitekim uluslararası piyasalarda ons altın 11 Eylül’de 4.363 dolar civarında işlem görürken, güçlü ABD enflasyon verilerinin faiz beklentilerini yükseltmesi nedeniyle haftalık bazda yaklaşık yüzde 1,5 değer kaybetmiş durumda.
Bu nedenle BofA'nın ortaya koyduğu 20 bin tonun üzerindeki potansiyel, daha çok altının uzun vadeli talep görünümüne ilişkin bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
ALTINDA GÖZLER MERKEZ BANKALARINDA
Son yıllarda merkez bankalarının yıllık altın alımlarının 1.000 ton seviyelerine ulaşması, küresel altın piyasasında dengeleri değiştiren önemli gelişmelerden biri oldu.
Bank of America'nın son analizi de bu eğilimin devam etmesi halinde altına yönelik kurumsal talebin uzun yıllar gündemde kalabileceğine işaret ediyor. Özellikle Çin gibi rezervlerinde altının payı görece düşük ülkelerin atacağı adımlar, önümüzdeki dönemde altın piyasasının yönü açısından yakından takip edilecek.





