Türkiye’de hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte güneş çarpması ve sıcak çarpması vakalarına karşı dikkatli olunması gerekiyor. Özellikle öğle saatlerinde dışarıda çalışanlar, tatil bölgelerinde uzun süre güneşte kalanlar ve kapalı araçlarda bekleyenler açısından risk büyüyor.
Sıcak havada yaşanan her baş dönmesi basit bir yorgunluk olmayabilir. Vücut ısısının kontrol edilememesi halinde tablo kısa sürede ağırlaşarak kalp, beyin, böbrek ve karaciğer gibi hayati organları etkileyebilir.
Peki sıcak çarpması nasıl anlaşılır, ilk belirtileri nelerdir ve hangi durumda 112 aranmalıdır?
Sıcak çarpması nedir?
Sıcak çarpması, vücudun terleme ve ısı düzenleme sisteminin aşırı sıcak karşısında yetersiz kalmasıyla ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunudur.
Vücut normal şartlarda terleyerek kendisini soğutur. Ancak yüksek sıcaklık, yoğun nem, uzun süre güneşte kalma veya ağır fiziksel aktivite nedeniyle bu mekanizma bozulabilir. Vücut ısısı yükselmeye devam ederken beyin başta olmak üzere iç organlar zarar görmeye başlayabilir.
Bu nedenle sıcak çarpması yalnızca “biraz güneşte fazla kalmak” şeklinde değerlendirilmemelidir.
İlk belirtiler masum görünebilir
Sıcak çarpmasından önce sıcak bitkinliği olarak adlandırılan bir dönem yaşanabilir. Bu aşamada kişide yoğun terleme, susuzluk, halsizlik, baş ağrısı, mide bulantısı, kas krampları ve baş dönmesi görülebilir.
Nabzın hızlanması, kişinin kendisini aniden güçsüz hissetmesi ve yürürken dengesinin bozulması da sıcaklığın vücudu zorlamaya başladığını gösterebilir.
Bu belirtiler fark edildiğinde kişinin güneşten uzaklaştırılması, serin bir yere alınması ve fiziksel aktivitesinin durdurulması gerekir.
Terlemenin aniden kesilmesine dikkat
Sıcak havada terlemek rahatsız edici görünse de vücudun kendisini soğutmaya çalıştığını gösterir. Ancak cildin sıcak ve kızarık hale gelmesine rağmen terlemenin azalması veya tamamen kesilmesi tehlikeli bir işaret olabilir.
Yüksek ateş, kuru ve sıcak cilt, şiddetli baş ağrısı, kusma, davranış değişikliği, konuşma bozukluğu, sersemlik ve bilinç bulanıklığı sıcak çarpmasının ağırlaştığını düşündürür.
Kişinin nerede olduğunu anlayamaması, sorulara anlamsız yanıtlar vermesi veya bayılması durumunda gölgede dinlenmesini beklemek yerine acil yardım çağrılmalıdır.
Bilinci kapalı kişiye su içirmeyin
Sıcak çarpması yaşayan kişiye yardım etmek isteyenlerin yaptığı en tehlikeli hatalardan biri, bilinci bulanık veya kapalı kişiye zorla su içirmektir.
Bilinci yeterince açık olmayan kişiye ağızdan su verilmesi, sıvının solunum yoluna kaçmasına neden olabilir. Bu durumda kişi serin ve hava akımı bulunan bir alana taşınmalı, sıkı kıyafetleri gevşetilmeli ve 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.
Sağlık ekibi gelene kadar boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerine serin bez uygulanabilir. Ancak kişinin doğrudan buz dolu suya sokulması veya kontrolsüz biçimde aşırı soğutulması önerilmez.
Sıcak bitkinliği ile sıcak çarpması aynı değil
Yoğun terleme, halsizlik ve kas krampları daha çok sıcak bitkinliğinde görülürken sıcak çarpmasında bilinç değişiklikleri, çok yüksek vücut ısısı ve sinir sistemi belirtileri ön plana çıkar.
Sıcak bitkinliği zamanında fark edilmezse sıcak çarpmasına dönüşebilir. Bu nedenle “biraz dinlenince geçer” düşüncesiyle belirtilerin görmezden gelinmemesi gerekiyor.
Özellikle dinlenmeye rağmen devam eden baş dönmesi, kusma, çarpıntı ve sersemlik durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.
En büyük risk grubu kimler?
Sıcak hava herkesi etkileyebilse de bazı grupların vücut sıcaklığını düzenlemesi daha zor olabilir.
65 yaş üzerindekiler, bebekler ve küçük çocuklar, gebeler, kalp ve damar hastaları, şeker hastaları, böbrek hastaları ve tansiyon sorunu bulunanlar daha yakından takip edilmelidir.
Dışarıda çalışanlar, spor yapanlar, aşırı kilolu kişiler ve idrar söktürücü ya da vücudun sıvı dengesini etkileyen ilaçları kullananlar da sıcak havadan daha fazla etkilenebilir.
Kronik hastalığı bulunanların ilaçlarını kendi kararlarıyla değiştirmemesi, sıcak havalarda nasıl hareket edecekleri konusunda hekimlerine danışması gerekir.
Saat 11.00 ile 16.00 arasında dikkat
Güneş ışınlarının en etkili olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca doğrudan güneş altında kalınmaması öneriliyor.
Dışarı çıkılması gerekiyorsa açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilmeli, şapka kullanılmalı ve düzenli aralıklarla su içilmelidir. Yoğun spor, bahçe işi ve ağır fiziksel faaliyetler sabah erken ya da akşam saatlerine bırakılmalıdır.
Susamayı beklemeden su içmek önemli olsa da kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunanların doktorlarının önerdiği miktarın dışına çıkmaması gerekir.
Kapalı araç birkaç dakika içinde tehlikeli olabilir
Yaz aylarında en büyük risklerden biri de güneş altında park edilen araçlardır. Camların kısmen açık bırakılması aracın içindeki sıcaklığın tehlikeli seviyelere çıkmasını engellemez.
Çocuklar, yaşlılar ve evcil hayvanlar kısa süreliğine bile olsa park edilmiş araçta yalnız bırakılmamalıdır. “Sadece birkaç dakikalığına” düşüncesi geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.
Hangi durumda 112 aranmalı?
Bilinç bulanıklığı, bayılma, nöbet, konuşma bozukluğu, çok sıcak ve kuru cilt, yürüyememe veya kişinin çevresini tanımaması durumunda zaman kaybedilmemelidir.
Bu belirtiler sıcak çarpmasının ağırlaştığını gösterebilir. Kişinin kendi kendine toparlanmasını beklemek yerine 112 aranmalı ve sağlık ekiplerinin yönlendirmelerine uyulmalıdır.
Sıcak çarpmasında erken müdahale hayati önem taşır. Özellikle sıcak havalarda başlayan baş ağrısı ve halsizlik, vücudun verdiği sıradan bir yorgunluk sinyali olarak görülmemelidir.





