Şarkıcı ve oyuncu Selen Görgüzel, gazetecilere verdiği röportajda kadın ve erkek arasındaki eşitlik tartışmasına kendi penceresinden yaklaştı. Görgüzel’in açıklamasında yalnızca fiziksel farklılıklar değil, kadın ve erkeğe biçtiği ayrı yaşam rolleri de dikkat çekti.

Görgüzel, kadın ve erkeğin aynı haklara sahip olması gerektiğini belirtirken biyolojik yapı, düşünme biçimi ve aile içerisindeki görevler bakımından eşit olmadıklarını savundu. Ünlü isim, bu görüşünü anlatırken eşitlik ile eş değerlik kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

“Hukuk karşısında eş değeriz”

Kadın ve erkeğin yaradılışlarının farklı olduğunu dile getiren Görgüzel, insanların hukuk ve inanç karşısında aynı değeri taşıdığını ifade etti.

Ancak Görgüzel’in kullandığı “Kadın erkek eşittir diyen de bence hakikaten salaktır” sözleri, açıklamasının diğer bölümlerinin önüne geçti.

Görgüzel, görüşünü fiziksel güç üzerinden örneklendirerek bir erkeğin kaldırabildiği ağır bir eşyayı kendisinin kaldıramayabileceğini söyledi. Kadın ve erkeklerin hormon, genetik ve hücresel yapılarının farklı olduğunu belirten ünlü isim, bu farklılığın hayat içerisindeki görev dağılımına da yansıması gerektiğini savundu.

Kadına ev, erkeğe çalışma hayatı rolü biçti

Selen Görgüzel’in açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm, aile içerisindeki görev paylaşımına ilişkin sözleri oldu.

Çocuğun bakımını ağırlıklı olarak kadının üstlenmesi gerektiğini söyleyen Görgüzel, erkeğin çalışarak evin ekonomik sorumluluğunu taşımasını savundu. Kadının ise aile içerisindeki huzuru ve düzeni sağlayan taraf olması gerektiğini belirtti. Bu düşüncesini “Yuvayı dişi kuş yapar” sözüyle özetledi.

Feminizmi de hedef aldı

Görgüzel, kadın ve erkek arasındaki geleneksel görev dağılımının bozulduğunu ileri sürerek feminizm üzerinden yürütülen bazı söylemleri eleştirdi.

Kadınların erkeklerin yaptığı her şeyi yapmak zorundaymış gibi hareket etmesini doğru bulmadığını söyleyen Görgüzel, bu yaklaşımın ilişkilerdeki dengeyi ve mutluluğu olumsuz etkilediğini savundu.

Ünlü ismin açıklaması, biyolojik farklılıklar ile hukuk önündeki eşitliğin aynı başlık altında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Görgüzel bir taraftan kadın ve erkeğin hukuk karşısında aynı değere sahip olduğunu söylerken diğer taraftan aile ve çalışma hayatında geleneksel rol dağılımını savundu.