Neurology dergisinde 23 Eylül 2026’da çevrim içi yayımlanan araştırma, genç yetişkinlerde inme vakalarının zaman içerisindeki değişimini mercek altına aldı. Cincinnati Üniversitesi öncülüğündeki ekip, ABD’nin Cincinnati ve Kuzey Kentucky bölgesindeki beş ilçeden elde edilen verileri değerlendirdi.

İnme oranı 33,9’dan 62,2’ye çıktı

Araştırmada 20 ile 54 yaş arasındaki kişiler “genç yetişkin” grubunda değerlendirildi. 1993-1994 ile 2020 arasındaki altı farklı dönemin incelendiği çalışmada, bu yaş grubunda ilk kez inme geçiren 2 bin 76 kişi tespit edildi.

Sonuçlara göre genç yetişkinlerde yıllık inme görülme oranı, 1993-1994 döneminde her 100 bin kişi için 33,9 vaka iken 2020 yılında 62,18 vakaya yükseldi. Başka bir ifadeyle oran, yaklaşık 27 yılda neredeyse iki katına çıktı.

Araştırmacılar, aynı dönemde daha ileri yaştaki yetişkinlerde inme oranının ise gerilediğine dikkat çekti.

Asıl artış iskemik inmede

Çalışmada gençlerdeki yükselişin büyük ölçüde iskemik inmelerden kaynaklandığı belirlendi. Beyne giden bir damarın pıhtı veya başka bir nedenle tıkanması sonucu ortaya çıkan iskemik inmenin görülme oranı, 1993-1994 döneminde 100 binde 23,8 iken 2020’de 100 binde 47,3’e yükseldi.

CDC’ye göre iskemik inme, beyne kan taşıyan damarların tıkanmasıyla meydana geliyor. Hemorajik inmede ise beyindeki bir damar sızdırıyor veya yırtılıyor.

Gençlerde hangi risk faktörleri arttı?

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de inme geçiren genç yetişkinlerde bazı sağlık sorunlarının yıllar içinde daha sık görülmeye başlaması oldu.

Araştırmacılar özellikle yüksek tansiyon, diyabet, atriyal fibrilasyon ve madde kullanımının zaman içerisinde arttığını belirledi. Çalışma bu faktörlerle artan inme oranı arasında aynı dönemde görülen bir ilişkiye işaret ediyor; ancak araştırmanın yapısı, tek başına bu faktörlerin artışın doğrudan nedeni olduğunu kanıtlamıyor.

İnmeden sonraki ilk 30 gündeki ölüm oranı azaldı

Çalışmada olumsuz eğilimin yanında dikkat çeken bir başka sonuç daha ortaya çıktı. Genç yetişkinlerde inmeden sonraki 30 günlük ölüm oranı yüzde 11,7’den yüzde 9,4’e geriledi.

Araştırmacılara göre bu durum, inme tedavisi ve acil müdahale olanaklarındaki gelişmelerle birlikte daha fazla genç hastanın hayatta kalması anlamına gelebilir. Ancak aynı zamanda uzun süreli rehabilitasyon ve engellilikle yaşayan genç inme hastalarının sayısının artabileceğine de dikkat çekiliyor.

Araştırmanın önemli bir sınırı var

Sonuçların tüm genç yetişkinlere doğrudan genellenmemesi gerekiyor. Çalışma, ABD genelinin tamamını değil Cincinnati ve Kuzey Kentucky’deki beş ilçeyi kapsayan nüfus temelli verilere dayanıyor. Bu nedenle farklı ülkelerde veya farklı demografik gruplarda oranların aynı olması beklenemez.

Bununla birlikte araştırma, “genç yaşta inme olmaz” düşüncesinin doğru olmadığını ortaya koyan mevcut bilimsel verileri güçlendiriyor.

İnmenin belirtileri neler?

İnmede zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna ulaşmak büyük önem taşıyor. CDC’ye göre ani gelişen şu belirtiler uyarıcı olabilir:

  • Yüzün, kolun veya bacağın özellikle tek tarafında uyuşma ya da güçsüzlük,

  • Konuşmada bozulma veya söylenenleri anlamakta güçlük,

  • Ani görme problemi,

  • Denge kaybı, baş dönmesi veya yürüme güçlüğü,

  • Nedeni bilinmeyen ani ve çok şiddetli baş ağrısı.

Bu tür belirtilerde acil tıbbi yardım alınması gerekiyor. İnme tedavisinde geçen süre, kalıcı beyin hasarı ve sakatlık riskini doğrudan etkileyebiliyor.