Osteoporoz: Sessiz Ama Tehlikeli Bir Sağlık Sorunu

Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, osteoporozun (kemik erimesi) giderek yaygınlaşan bir sağlık sorunu haline geldiğini vurguladı. Uzman, yaşlanan nüfusun artmasıyla birlikte bu hastalığın daha fazla görülmeye başlandığını belirtti. Osteoporozun kırık oluşuncaya kadar sessiz ilerleyen bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Çuhadar, belirli yaşlarda kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesini önerdi. Ayrıca, yeterli kalsiyum ve D vitamini alımının yanı sıra güneş ışığından yararlanmanın ve egzersizin kemik sağlığı için hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Kemik Dokusunun Dinamik Yapısı

Op. Dr. Çuhadar, kemik dokusunun sürekli kaybedilip tekrar yapıldığını ve bu döngünün yaşam boyunca devam ettiğini belirtti. Kemik kütlesinin doğumdan ergenliğe kadar şekillendiğini ve 20-30'lu yaşlarda en yüksek seviyeye ulaştığını söyledi. Ancak yaşlanma ve menopoz sonrası kemik kaybının arttığını vurguladı.

Osteoporozun en önemli komplikasyonları arasında kırık riski yer alıyor. Kalça ve omurga kırıkları, vücutta çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Omurga kırıkları, sırt ve vücut ağrıları, postür değişiklikleri gibi sorunlara neden olurken, kalça kırıkları günlük yaşamda bağımlılığa yol açabiliyor.

Tanı Yöntemleri ve Önlemler

Osteoporoz tanısının, kırık oluşmadan da konabileceğini belirten Dr. Çuhadar, risk gruplarının tespit edilmesinin önemine değindi. Kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesi, osteoporoz açısından kritik bir adım. Günümüzde bu ölçüm, dual X-ray absorbsiyometri (DXA) yöntemi ile gerçekleştiriliyor ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da öneriliyor.

Özetle, osteoporoz, her yaşta ve cinsiyette görülebilen, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalıktır. Bu nedenle, kemik sağlığını korumak için düzenli ölçüm yapılmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Günlük beslenmede yeterli kalsiyum alımı, güneş ışığı ve egzersiz ise osteoporozla mücadelede kritik öneme sahiptir.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı