Çanakkale açıklarında meydana gelen deprem, Marmara Bölgesi’ndeki fay hatlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sarsıntının ardından yaptığı değerlendirmede Marmara’nın gerildiğini ve büyük depremin kuzey kolda beklendiğini söyledi.
Görür’ün kullandığı “tez zamanda” ifadesi ise bilim dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, Ayvacık açıklarındaki deprem ile Marmara’nın kuzey kolu arasında yüzlerce kilometre bulunduğunu belirterek açıklamaya itiraz etti.
Çanakkale açıklarında 3,9 büyüklüğünde deprem
AFAD verilerine göre deprem, 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü saat 22.15’te Ege Denizi’nde meydana geldi. Merkez üssünün Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine yaklaşık 37,72 kilometre uzaklıkta olduğu belirlenen sarsıntı, yerin 13,03 kilometre derinliğinde kaydedildi.
Depremin ardından olumsuz bir durum bildirilmezken bölgede yaşayan vatandaşlar kısa süreli tedirginlik yaşadı.
Naci Görür: Büyük depremi kuzey kolda bekliyoruz
Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede sarsıntının Küçükkuyu Fayı üzerinde meydana gelen sığ ve küçük bir deprem olduğunu söyledi.
Bu bölgenin Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolu olarak değerlendirildiğini ifade eden Görür, yaşanan hareketliliğin Marmara Bölgesi’ndeki gerilime işaret ettiğini savundu. Görür, açıklamasında büyük depremi “tez zamanda kuzey kolda” beklediklerini belirtti.
Açıklamanın ardından “Marmara depremi ne zaman olacak?” ve “Çanakkale depremi İstanbul’u etkiler mi?” soruları yeniden gündeme geldi.
Ramazan Demirtaş’tan “Ne alaka, kel alaka” çıkışı
Dr. Ramazan Demirtaş ise Naci Görür’ün değerlendirmesine sert tepki gösterdi. Küçükkuyu Fayı çevresindeki deprem ile Marmara Denizi’nin kuzeyindeki deprem beklenen alan arasında yaklaşık 280-300 kilometre bulunduğunu belirten Demirtaş, iki gelişme arasında bu şekilde bağlantı kurulmasını eleştirdi.
Demirtaş, “tez zamanda” ifadesinin ölçülebilir bir zaman aralığı ortaya koymadığını ve açıklamanın deprem tehlikesine ilişkin somut parametreler içermediğini savundu. Demirtaş’ın “Ne alaka? Kel alaka” sözleri sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
İki uzmanın görüş ayrılığı ne?
Tartışmanın merkezinde, küçük bir depremin başka bir fay kolundaki büyük deprem beklentisiyle ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği bulunuyor.
Naci Görür, Marmara çevresindeki farklı fay zonlarında görülen hareketliliği bölgesel gerilimin bir işareti olarak değerlendiriyor. Ramazan Demirtaş ise uzak fay parçaları arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulabilmesi için daha ayrıntılı sismolojik verilerin ortaya konulması gerektiğini savunuyor.
Depremin kesin zamanı önceden bilinebilir mi?
Bilimsel çalışmalar, aktif fayların bulunduğu bölgelerde uzun vadeli deprem olasılığının ve tehlikenin hesaplanmasına imkân sağlıyor. Ancak günümüzde bir depremin kesin tarihini, saatini ve büyüklüğünü önceden belirleyebilen kabul edilmiş bir yöntem bulunmuyor.
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, bilim insanlarının belirli bölgelerde yıllara dayalı deprem olasılıkları hesaplayabildiğini ancak büyük bir depremin kesin zamanını önceden söyleyemediğini belirtiyor. Bu nedenle “tez zamanda” gibi ifadelerin kesin bir tarih tahmini olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Uzmanlar arasındaki tartışma sürerken Marmara Bölgesi için yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, acil durum planları ve bireysel deprem hazırlıklarının geciktirilmemesi gerektiği konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor.
Marmara ve Çanakkale çevresindeki yeni deprem açıklamalarını düzenli takip edecek bir bildirim kurulabilir.



