Statü Farkı ve Maaş Uçurumu
ALKON Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Uçar, kamuda aynı işi yapan işçi ve memur arasında oluşan maaş uçurumuna karşı sert eleştirilerde bulundu. Adalet ve Liyakat Konfederasyonu (ALKON) Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (Debsen) Teşkilat Sekreteri olan Uçar, kamuda görev yapan personeller arasındaki ücret adaletsizliğini gündeme getirdi.
Uçar, devlet kurumlarında güvenlik görevlisi gibi çeşitli unvanlarda statü farkından kaynaklanan maaş dengesizliklerinin bulunduğunu belirtti. “Statüleri ne olursa olsun, personellerimiz aynı nizamiyede beklemekte, aynı devriyeyi atmakta ve aynı risklere göğüs germektedir. Ancak işçi statüsündeki personel ile memur statüsündeki personel arasında uçurum boyutuna ulaşan bir maaş dengesizliği ortaya çıkmıştır. Bu durum, çalışma barışını kökünden zedelemektedir” dedi.
Adalet ve Eşit Ücret Talebi
Sendika ve konfederasyon olarak duruşlarının net olduğunu ifade eden Uçar, amaçlarının işçi maaşlarının düşürülmesi değil, tüm emekçilerin refah içinde yaşamasını sağlamak olduğunu vurguladı. Uçar, üniversite mezunu olan memurların haklarının geride kaldığını ve “Eşit işe eşit ücret” ilkesinin anayasal bir gereklilik olduğunu belirtti. “İşçi personelin maaşlarının; yıllarca çalışmış, üniversite mezunu devlet memuru olan güvenlik personelinden yüksek olması kabul edilemez. Bu durum, memurun çalışma motivasyonunu ve devlete olan aidiyet duygusunu yok etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Maaş İyileştirmeleri İçin Çağrı
Destek personeli, iklimlendirme personeli, itfaiye, sağlık hizmetleri, büro yönetimi gibi birçok alanda çalışan personellerin de aynı sorunlarla karşılaştığını söyleyen Uçar, unvan ve statülerin emeği değersizleştirme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Yetkili mercilere çağrıda bulunan Uçar, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı: “Maaşlar ivedilikle iyileştirilmelidir. Memur statüsündeki güvenlik ve destek personelinin maaşları, yapılan işin niteliği, riski ve sorumluluğu göz önüne alınarak derhal yukarı çekilmelidir. Tazminat ve ek ödemeler tanımlanmalıdır. Bu derin ücret farkı, ek ödemeler veya acilen yürürlüğe girecek güvenlik ve destek hizmetleri tazminatı gibi düzenlemelerle telafi edilmelidir. Eğitim ve liyakat ödüllendirilmelidir. İmtiyaz değil, adalet istiyoruz. Bizler kimseden bir imtiyaz ya da lütuf beklemiyoruz; yalnızca adalet istiyoruz. Memurumuzun cebindeki yangın sönene ve emeğinin tam karşılığı verilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”





