Batman'ın Gercüş ilçesinde, özellikle Gökçepınar köyünde, bağ bozumuyla birlikte kışlık kuru üzüm üretimi için yoğun bir telaş yaşanıyor. Çiftçiler, her sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte bağlara gidiyor. Topladıkları üzümleri dikkatlice yaprak ve ezilmiş tanelerinden ayıklayan üreticiler, bu sürecin ardından üzümleri kuruma sürecini hızlandırmak için özel bir suya batırıyor. Kurutma işlemi, ayıklanan üzümlerin bezlerin üzerine serilmesiyle devam ediyor. Üzümler, yaklaşık 10 gün boyunca güneşin altında kurutuluyor ve istenen kıvama ulaştıktan sonra tekrar ayıklanıyor. Çiftçiler, elde ettikleri kuru üzümlerin bir kısmını kışlık ihtiyaçları için ayırırken, geri kalanını satarak aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.

Geleneksel Yöntemler ve Değerli Ürünler

Gökçepınar köyünde kuru üzüm üretimi yapan Deham Demirtaş, eski zamanlarda insanların kendi emekleriyle geçindiğini belirtiyor. Demirtaş, köylerinde üzümlerin yanı sıra soğan, domates ve erik gibi ürünlerin de bulunduğunu ifade ederek, “O zamanlar kimse gidip pazardan bir şey satın almazdı. Her şey akılla, emekle yapılırdı,” diyor. Kuru üzümün, doğal yöntemlerle kurutulması nedeniyle adeta bir şifa deposu olduğunu vurgulayan Demirtaş, bu geleneksel yöntemlerin günümüzde unutulmaya yüz tuttuğunu dile getiriyor.

Emine Çelik de kış hazırlıkları için bağa gelip üzümleri topladıklarını belirtiyor. Çelik, üzümleri hazırladıkları kuru üzüm suyuna batırdıktan sonra bezlerin üzerine sererek kurutma işlemini başlattıklarını ifade ediyor. Kalan üzümleri ise kış için sakladıklarını ve fazla olanını sattıklarını aktarıyor.

Kuru üzüm, yalnızca lezzetiyle değil, sağlık açısından sunduğu faydalarıyla da dikkat çekiyor. Kan temizleyici ve vücuda kuvvet verici özellikleriyle bilinen kuru üzüm, geçmişte olduğu gibi günümüzde de önemli bir gıda maddesi olmaya devam ediyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı