Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından düzenlenen 'Sanayide Dönüşüm, Yetkinlik ve Rekabetçilik: İkiz Dönüşümden Nükleer Tedarik Zincirine' panelinde, Türk sanayisinin geleceği masaya yatırıldı. ASO Başkanı Seyit Ardıç, burada yaptığı konuşmada, sanayi dönüşümünün Türkiye'nin küresel üretim yarışındaki konumunu etkilediğini vurguladı. Rekabet koşullarının sadece maliyet ve üretim kapasitesinden ibaret olmadığını, aynı zamanda teknoloji, verimlilik ve enerji güvenliğinin de bu süreçte önemli rol oynadığını belirtti.
Teknoloji Açığı ve Rekabet Gücü
Ardıç, Türkiye'nin yüksek teknolojili ürünlerdeki ihracat ve ithalat oranlarını değerlendirerek, 2026'nın ilk yarısında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayii ihracatındaki payının yüzde 3,7‘de kaldığını, ancak ithalatın yüzde 12,1‘e ulaştığını açıkladı. Yüksek teknoloji ürünleri ihracatının Ankara'da Türkiye ortalamasının üzerine çıkarak yüzde 13'ü bulduğunu belirten Ardıç, bu açığın Türkiye'nin rekabet gücü üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti.

Karbon Düzenlemeleri ve İhracat
Karbon düzenlemelerinin etkilerini de gözler önüne seren Ardıç, Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması‘nın sanayicilerin rekabet şartlarını yeniden şekillendirdiğini belirtti. 2023 itibarıyla bu mekanizmanın Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 8‘ini etkilediğini ve Ankara'nın da bu süreçten olumlu etkiler alacağını vurguladı. Son olarak, nükleer enerjinin sadece elektrik üretimi olarak görülmemesi gerektiğini, bu alanda bir sanayi ekosistemi oluşturmanın önemini de sözlerine ekledi. Ardıç, nükleer tedarik zincirine dahil olmanın sanayi sektörü için bir üst lige çıkmak anlamına geldiğini ifade etti.
Panelde ele alınan bu konular, Türk sanayisinin rekabet gücünü artırmak ve küresel pazarda yer edinmek adına atılan önemli adımlar olarak değerlendirildi.






