Alzheimer hastalığının tanı ve tedavisindeki güncel gelişmeler, hastaların ve hasta yakınlarının yaşadığı sorunlar, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında düzenlenen basın toplantısında detaylı bir şekilde ele alındı. Toplantıya katılan uzmanlar, dünyada Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik yeni ilaçların kullanıma girdiğini, ayrıca zona aşısının demans riskini önemli ölçüde düşürdüğünü belirttiler.
Yeni Tedaviler ve Erken Tanı Yöntemleri
Toplantıda, özellikle Alzheimer hastalığına yönelik yeni ilaçların etkinliğinden ve güvenliğinden bahsedildi. Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, bu ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ve dünya genelinde kullanılmaya başlandığını ifade etti. Ancak, bu ilaçların Türkiye'de henüz erişilebilir olmadığını vurgulayarak, tedavilere adil ve zamanında erişimin sağlanabilmesi için tüm paydaşların katkısının önemine dikkat çekti.
Ayrıca, toplantıda son dönemde Türkiye'deki klinik laboratuvarlarda, Alzheimer tanısında kullanılan pTau-217 isimli yeni kan testinin uygulanmaya başlandığı açıklandı. Prof. Dr. Başar Bilgiç, bu testin Alzheimer hastalığına dair erken beyin değişikliklerini tespit etmekte önemli bir rol oynadığını belirtti. Ancak, bu testin yalnızca zihinsel şikayetleri olan bireylerde kullanılmasının önerildiği ifade edildi.
Zona Aşısının Önemi
Prof. Dr. Bilgiç, zona aşısı ile ilgili yapılan araştırmaların, bu aşıların demans riskini yaklaşık yüzde 20 oranında azalttığını gösterdiğini belirtti. Galler ve Avustralya'daki çalışmalar, aşıya erişimi olan gruplarda daha az demans tanısı konulduğunu ortaya koydu. Bu bulgular, toplum sağlığı açısından büyük bir önem taşıyor.
Toplantıda, Türkiye Alzheimer Derneği üyeleri ve uzmanlar, hastaların ve hasta yakınlarının yaşadığı zorluklar ile Türkiye'de yeni tedavilere erişim konusunu da kapsamlı bir şekilde değerlendirdiler. Alzheimer hastalığı, hem bireyler hem de toplum için büyük bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor.





