Gaziantep'in Oğuzeli ilçesinde yaşayan 90 yaşındaki Reşit Tekinkuş, marangozluk mesleğine 10 yaşında babasından öğrenerek adım attı. 70 yılı aşkın bir süredir bu mesleği sürdüren Tekinkuş, oğlu ile birlikte atölyesinde geleneksel yöntemlerle ahşap ürünler üretmeye devam ediyor. Günümüzde teknolojik makinelerin yaygınlaşmasına rağmen, Tekinkuş, el aletleri kullanarak ahşaba şekil vermeyi tercih ediyor. Özellikle soğan tahtası, ekmek tahtası ve fıstık merdiveni gibi yöresel ürünler üreten usta, bu sayede el emeğini yaşatıyor.
Usta Öğrenci İlişkisi
Reşit Tekinkuş, marangozluk mesleğini oğlu ile paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor. “Ben bu mesleğe 1965 yılında başladım. Geçmişte çiftçilerin ihtiyaçlarına yönelik ürünler yapardık, şimdi ise çeşitli ahşap ürünler üretiyoruz. Oğlum, cumartesi-pazar günleri yanıma gelip bana yardım ediyor ve benden daha iyi usta oldu” diyor. Tekinkuş, Oğuzeli ilçesinin en eski marangoz ustası olarak tanınıyor ve ürettiği eşyaları Türkiye'nin çeşitli illerine gönderiyor.
Gelecek Kuşaklara Aktarım
Ürünlerini Gaziantep'in ilçeleri başta olmak üzere birçok yere gönderen Tekinkuş, geçimini bu işten sağladığını belirtiyor. “Babamdan öğrendiğim bu mesleği, artık oğluma öğrettim. Şu an benim için yapacak gücüm kalmadı, ama oğlum benden daha iyi bir usta oldu. Burada her gün erkenden gelip ürünlerimi severek üretiyorum” ifadeleriyle mesleğine olan bağlılığını vurguluyor.
Reşit Tekinkuş'un hikayesi, marangozluk mesleğinin sadece bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu gösteriyor. Geleneksel el işçiliğini yaşatmaya devam eden bu usta, geçmişten geleceğe bir köprü kurarak hem kendini hem de mesleğini sürdürüyor.





