1. Önce Hamid'i tanıyalım.
Hamid Yorulmaz, 2008 doğumlu, İzmir'in Torbalı ilçesinde yaşayan bir genç. Doğduğu günden bu yana talasemi majör, yani halk arasındaki adıyla Akdeniz anemisi ile mücadele ediyor.
Bu hastalığı bilmeyenler için kısaca: vücut sağlıklı kan hücresi üretemiyor ve hasta düzenli olarak kan nakline muhtaç oluyor. Hamid'in durumu da tam olarak bu.

2. Her hafta hastanede, her hafta kan arayışında.
Hamid'in anlattıklarına göre neredeyse her hafta kan alıyor ve zaman zaman uygun kanı bulmakta bile zorlanıyor. 18 yaşında bir gencin hayatının hastane koridorlarında geçtiğini düşünün... 💔
İşin daha da acı tarafı: Hamid 13 yaşındayken hastalığı ağırlaşmış ve komaya girmiş.
3. Kalıcı çözüm belli: ilik nakli.
Doktorlar Hamid için kalıcı tedavi seçeneği olarak ilik (kök hücre) naklini işaret ediyor. Nakil için de en önemli şey genetik uyum. İşte tam bu noktada aile bireyleri devreye giriyor ve hikâye bambaşka bir yöne dönüyor.
4. Ve o şok edici test sonucu... 😳
İlik nakli sürecinde yapılan testlerde Hamid'in yıllarca "babam" diye bildiği, kendisini büyüten Mehmet Sağbaş ile arasında uyumsuzluk çıktı. Ardından gelen DNA testi ise bomba gibi düştü: Mehmet Sağbaş, Hamid'in biyolojik babası değildi.
Üstelik bu gerçeği yalnızca Hamid değil, Mehmet Sağbaş da aynı testle öğrendi.

5. Annesi o 3 yaşındayken gitmiş.
Hamid'in anlattığına göre annesi Nihal Beyit, o daha 3 yaşındayken evden ayrılmış. Çocukluğunun büyük kısmını babaannesi ve dedesinin yanında geçirmiş. Yıllar içinde annesiyle arasındaki bağ da tamamen kopmuş.
6. "Annem ölümüm pahasına babamın kim olduğunu saklıyor"
Hamid'in programdaki en çok konuşulan cümlesi buydu. Genç adam, annesinin biyolojik babanın kim olduğunu bildiğini ama bunu kendisinden sakladığını öne sürüyor.
Tabii burada bir parantez açalım: Bu iddialar şu an için Hamid'in kendi anlatımına dayanıyor. Annenin tarafı henüz kamuoyuna net biçimde yansımış değil.
7. "Para istemiyorum, sadece hayat istiyorum."
Hamid'in en çok yürekleri dağlayan çıkışı ise bu oldu. Biyolojik babasından hiçbir maddi beklentisi olmadığını, tek derdinin hayatta kalmak olduğunu söyledi. Kendi sözleriyle, babasının ona hayat vermesini istiyor. 🥺
Sosyal medyada bu an saniyeler içinde paylaşılmaya başladı, yorumlar da "Bu çocuğa nasıl kıyarsın?" mesajlarıyla doldu.
8. Yıllarca baba olan adam da sessiz kalmadı.
Hamid'i çocukluğundan beri büyüten Mehmet Sağbaş, canlı yayına telefonla bağlandı. Biyolojik bağ olmasa da Hamid'i kendi çocuğu gibi gördüğünü söyledi.
Kan bağı değil, gönül bağı dedikleri bu olsa gerek. ❤️
9. Ve olaylar bir anda adliyelik oldu! ⚖️
Dosyanın en sıcak gelişmesini Müge Anlı canlı yayında duyurdu: İzmir Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı, programdaki yayınları ihbar kabul ederek harekete geçti.
Hamid'in annesi Nihal Beyit ve dayısı Mehmet Yorulmaz, "soy bağını değiştirme" suçlamasıyla gözaltına alındı ve adliyeye sevk edildi. Aktarılan bilgilere göre anne hakkında tutuklama kararı verildi.
Unutmayalım: Soruşturma sürüyor ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı yok.

10. Peki biyolojik baba bulundu mu?
Kısa cevap: Henüz hayır. 😔
Müge Anlı ve ekibi araştırmayı sürdürüyor, ancak biyolojik babanın kimliği şu ana kadar resmi olarak açıklanmadı. Gözler programın yeni bölümlerinde.
11. Son bir not: Baba bulunursa her şey çözülecek mi?
Burası önemli. Biyolojik baba bulunsa bile bu, otomatik olarak nakil yapılabileceği anlamına gelmiyor. Bir ebeveyn genellikle "yarı uyumlu" donör olur ve uygunluk ancak detaylı tıbbi testlerle netleşir. Yani baba bulunursa Hamid için önemli bir kapı açılabilir ama yol yine doktorların değerlendirmesinden geçecek.
Ama en azından Hamid'in yıllardır cevapsız kalan "Babam kim?" sorusu sonunda bir yanıt bulacak.
Siz bu hikâye hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce anne neden sessiz kaldı? Yorumlarda buluşalım! 👇




