Muş, binlerce yıllık köklü geçmişiyle ünlü üzüm çeşitlerini barındırıyor. Bu üzümler, sadece sofralarda yer almakla kalmayıp, pekmez ve bastık yapımında da kullanılıyor. Güz üzümü, öküz gözü, beyaz üzüm ve diğer çeşitler, bölgenin tarımsal zenginliğini ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalara göre, Muş üzümleri Hititler dönemine kadar uzanan bir geçmişe sahip. Yüksek lisans öğrencisi Serkan Gülesmer, bölgedeki bağcılığın Urartular döneminde daha da geliştiğini belirtiyor. 17. yüzyılda Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde Muş üzümlerine yer vermesi, bu özel ürünün tarihsel önemini vurguluyor. Osmanlı döneminde yaklaşık 24 bin bağ kaydının bulunduğu Muş'ta, günümüzde bu sayı oldukça azalmış durumda. Göçler ve nüfus hareketleri, bağların büyük ölçüde kaybolmasına neden oldu. Gülesmer, Muş üzümünün özellikle Kaşmir üzümü ve diğer çeşitleriyle ünlü olduğunu, ancak bu kültürün unutulmaya yüz tuttuğunu ifade ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığının bu zenginliği desteklemesi gerektiğini vurgulayan Gülesmer, Muş'taki bağların koruma altına alınmasını talep ediyor. Muş, tarih boyunca önemli bir üzüm üretim merkezi olmuş, ancak günümüzde bu mirası yaşatmak için çaba sarf edilmesi gerekiyor.







