Marmara Denizi'nde son dönemlerde orkinosların sayısında belirgin bir artış gözlemleniyor. ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Burak Daban, bu artışın, deniz kirliliğini azaltmaya yönelik yapılan denetimlerin ve caydırıcı cezaların bir sonucu olabileceğini belirtiyor. Müsilaj sonrası azalan kirlilik, küçük pelajik balıkların, yani hamsi, sardalye ve uskumru gibi türlerin çoğalmasına olanak tanımış ve bu durum orkinosların da bu bölgeye toplanmasına neden olmuş.

Orkinosların Tarihsel Varlığı

Daban, orkinosların uzun mesafelerde göç eden ve Akdeniz'de üreme alanları bulunan balıklar olduğunu vurguladı. Tarihî kayıtlara göre, İstanbul Boğazı'nda 1915 yılında yıllık yaklaşık 500 ton orkinos avlandığı bilgisi mevcut. Bu türün Karadeniz'e kadar üremek için göç ettiğine dair eski kaynaklar da bulunuyor. Orkinoslar, üreme döneminin ardından beslenme amacıyla Marmara'da kalmaya devam ediyor ve sular soğumaya başladığında Atlantik Okyanusu'na geri dönüyor.

Sürdürülebilir Avlanma ve Gelecek Öngörüleri

Daban, orkinosların avlanma sürecinin sürdürülebilirliği için ileri biyolojik arıtma tesislerinin kurulmasının önemine dikkat çekti. Bu tesislerin işlevsel hale gelmesi, deniz kirliliğini azaltarak müsilaj gibi olumsuz durumların önüne geçebilir. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın uyguladığı hamsi kota uygulaması gibi önlemler sayesinde küçük pelajik balıkların aşırı avlanmasının önüne geçilmesi, orkinosların daha bol görülmesini sağlayabilir.

Sonuç olarak, Marmara Denizi'nde yaşanan bu gelişmeler, yerel ekosistem için umut verici bir durum oluşturuyor. Uzmanlar, bu artışın sürdürülebilirliği için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı