Kekemelik, son yıllarda farklı bir perspektiften ele alınmaya başlandı. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü‘nden Dr. Aşena Karamete Güdül, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamalarda kekemeliğin yalnızca bir konuşma sorunu değil, aynı zamanda bir nöroçeşitlilik biçimi olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Güdül, “Nasıl konuştuğum değil, ne söylediğim önemlidir” diyerek bireylerin kendilerini ifade edebilmelerinin önemine vurgu yaptı. Ayrıca, kekemeliğin yalnızca akıcılıkla değil, bireyin kendini rahat hissetmesiyle ilgili olduğunu ifade etti.

Eğitimde Öğretmenlerin Rolü

Kekeleyen çocukların okul hayatında karşılaştıkları zorlukların öğretmenlerin tutumlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu dile getiren Güdül, akran zorbalığının bu süreçte önemli bir sorun olduğunu kaydetti. 2018 yılında yapılan bir çalışmada, kekeleyen bireylerin %84'ünün okul yıllarında zorbalığa uğradığını belirtmesi dikkat çekti. Güdül, öğretmenlerin bu konuya dikkat etmesi gerektiğini ve zorbalığa karşı sıfır tolerans yaklaşımını benimsemeleri gerektiğini vurguladı.

Ailelerin Dikkat Etmesi Gerekenler

Ailelerin de kekemelikle ilgili çocuklarıyla açık bir iletişim kurması gerektiğini ifade eden Güdül, kekemeliğin yarattığı korkunun, çocukların kendilerini ifade etme yeteneklerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Çocukların kendilerini kabul gördüğü bir ortamda daha rahat hissettiğini dile getiren Güdül, ailelerin hedefinin kekemeliği yok etmek değil, çocuklarını bu durumla güçlü bir şekilde desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Kaynak: İHA