Van'da asırlık mukabele geleneği manevi atmosferde devam ediyor
Van'da asırlık mukabele geleneği manevi atmosferde devam ediyor
İçeriği Görüntüle

Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır Temsilcisi Atilla Kaymaz, Diyanet İşleri Başkanlığının, insanın dini hayatının sadece ibadet hizmeti olarak değil, hayata dokunan bir toplumsal güven ve iyilik modeli olarak yeniden düşünmek zorunda olduğunu belirterek, ''Özellikle uyuşturucu ve bağımlılıklarla mücadelede, cami görevlileri ve cami dernekleri 'seyirci' değil, ilgili kurumlarla koordineli biçimde aktif rol alan bir yapıya kavuşmalıdır'' dedi.

Kaymaz, Diyanet İşler Başkanlığının insanın dini hayatının sadece ibadet hizmeti olarak değerlendirmemesi gerektiğini söyledi. Bugüne kadar 657 çerçevesine sıkışan görev tanımının, sahada karşılığı olan, mahalleyi kuşatan, insanın derdiyle temas eden bir yapıya evrilmesi gerektiğini vurgulayan Kaymaz, ''Anadolu dindarlığının en belirgin özelliği, vücut bulduğu yerde huzur, güven ve dayanışma üretmesidir. Tarihte tekkeler ve irfan ocakları bunun örneğiydi, yetim, yoksul, garip gözetilir, mahallede adalet duygusu canlı tutulurdu. Bugün ise on binlerce camimiz olmasına rağmen, cami ile hayat arasında yer yer kopukluk oluşmuştur. Caminin yanı başında bağımlılıkla zayıflayan bir genç varsa ve bu durum caminin gündemine girmiyorsa, o caminin topluma söyleyecek sözü zayıflar. Bu nedenle özellikle uyuşturucu ve bağımlılıklarla mücadelede, cami görevlileri ve cami dernekleri 'seyirci' değil, ilgili kurumlarla koordineli biçimde aktif rol alan bir yapıya kavuşmalıdır. Yeni çağın sorunları, yalnızca güzel tilavet veya diploma ile yönetilemez. Din görevlisinin, temel pedagojik yaklaşım, aile-ergen iletişimi, kriz anında yönlendirme, ilk yardım bilgisi, mahallenin sosyolojisini okuyabilme gibi alanlarda desteklenmesi gerekir. Cami merkezli yeni model eğitim ve rehberlik, hane ziyaretleri ve gönül bağı, gençlik ve spor çalışmaları, şeffaf sosyal dayanışma, suç ve risk analizi, üniversite ve kurum iş birlikleri başlıklarında planlı ve ölçülebilir bir sisteme dönüşmelidir. Bu iş, kişisel gayretlere bırakılmamalı, programlanmalı, denetlenmeli ve toplumsal etki üzerinden performans ölçülmelidir. Elbette bugün bu bağı kuran, mahallesine dokunan, gençleri sahiplenen nice din görevlimiz var, hepsine yürekten teşekkür ediyoruz. Ancak mesele 'tek tek güzel örnekler' değil, bu örnekleri kurumsal bir modele dönüştürmektir. Böyle bir model hayata geçtiğinde, mahalle ölçeğinde güvenin artması, bağımlılık ve suç riskinin azalması, gençlerde aidiyetin güçlenmesi ve devlet-millet bağının sağlamlaşması mümkün olacaktır. Cami çevresi yeniden huzurun, sevginin, muhabbetin merkezine dönüşebilir; yeter ki cami ile hayat arasındaki mesafeyi kapatacak cesur ve sahici adımlar atalım'' diye konuştu.

Kaynak: İHA