Ankara'da 7-8 Temmuz'da Eczaneler Çalışacak mı?
Ankara'da 7-8 Temmuz'da Eczaneler Çalışacak mı?
İçeriği Görüntüle

Ankara, 7-8 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yaparken siyasetin gündemi de güvenlik tedbirleri üzerinden sertleşti. Zirve nedeniyle başkentte yollar kapatıldı, bazı bölgelerde ulaşım kısıtlandı, güvenlik önlemleri artırıldı. Ancak İYİ Parti’ye göre mesele sadece diplomatik bir hazırlık değil; vatandaşın günlük hayatını, esnafın kazancını ve basının haber alma hakkını doğrudan etkileyen bir tabloya dönüştü.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, daha önce yaptığı grup konuşmasında Ankara’daki zirve hazırlıklarını eleştirerek Türkiye’nin NATO’ya ev sahipliği yapmasının, kendi vatandaşına “yabancı muamelesi” yapılmasını gerektirmediğini söyledi. Dervişoğlu, devlet ciddiyetinin yolları kapatmak, duvarları boyamak ya da gazetecileri sınırlamakla ölçülemeyeceğini vurguladı.

İYİ Parti’nin eleştirisi üç başlıkta toplandı

Bugünkü tabloya bakıldığında İYİ Parti’nin NATO Zirvesi üzerinden üç ayrı başlık açtığı görülüyor: Güvenlik önlemleri, ekonomik kayıp ve basın özgürlüğü.

Partinin ilk itirazı, Ankara’daki güvenlik uygulamalarına yönelik. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, zirve hazırlıkları kapsamında bazı yürüyüş alanlarının kapatıldığını, panellerle kentteki yoksulluğun görünmez kılınmaya çalışıldığını savundu. Çömez, Meclis’te yaptığı açıklamada NATO Zirvesi hazırlıkları için 12 milyar lira harcandığını ileri sürerek bu harcamaların hesabının sorulması gerektiğini söyledi.

Bu çıkış, İYİ Parti’nin klasik dış politika tartışmasının dışına çıkan bir dil kurduğunu gösteriyor. Parti, “NATO’ya karşı mısınız?” sorusundan çok “Zirve yapılırken vatandaş neden mağdur ediliyor?” sorusunu öne çıkarıyor.

Esnaf için kanun teklifi verdiler

İYİ Parti’nin ikinci gündemi ise Ankara esnafı oldu. Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, NATO Zirvesi nedeniyle alınan tedbirlerden ekonomik olarak etkilenecek işletmelere destek verilmesi için kanun teklifi sundu. Teklifte, Temmuz ayına ilişkin kira stopajının alınmaması, işveren sigorta primi işveren hissesinin ve Bağ-Kur primlerinin Hazine tarafından karşılanması önerildi.

Teklifin gerekçesinde, Ankara’daki ana arterler ve ticaret merkezlerine ulaşımı etkileyen kısıtlamaların küçük işletmelerde gelir kaybına yol açabileceği belirtildi. İYİ Parti’ye göre devletin aldığı olağanüstü güvenlik kararlarının ekonomik yükü yalnızca esnafın omzuna bırakılmamalı.

Bu başlık, partinin bugünkü siyasi mesajında en dikkat çekici noktalardan biri oldu. Çünkü İYİ Parti, zirveyi yalnızca büyük liderlerin diplomasi buluşması olarak değil, Ankara’daki küçük işletmelerin “görünmeyen maliyeti” üzerinden okuyor.

Akreditasyon krizi de Meclis’e taşındı

İYİ Parti’nin üçüncü itiraz noktası ise gazetecilerin zirveyi takip etme süreci oldu. Turhan Çömez, NATO Zirvesi’ni takip etmek isteyen bazı medya kuruluşlarının akreditasyon başvurularının reddedildiğini belirterek NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Marcos Perestrello’ya mektup yazdı. Çömez, reddedilen başvuruların gerekçesinin açıklanmasını istedi.

ANKA’nın aktardığına göre Çömez, NOW TV, Halk TV, Cumhuriyet, Sözcü, BirGün, Evrensel, ANKA Haber Ajansı, T24, Medyascope ve YetkinReport gibi birçok kurumun akreditasyon talebinin reddedildiğini belirtti. Çömez, bunun kamuoyunun bilgi alma hakkı açısından endişe yarattığını savundu.

Bugün Ankara’da zirve devam ederken protestolara yönelik polis müdahalesi de gündeme geldi. Sözcü’nün haberine göre NATO’ya Hayır Koordinasyonu’nun Kurtuluş Parkı’ndaki protestosuna polis müdahale etti; bazı kişiler gözaltına alındı, gazetecilerin alana girişine izin verilmedi.

Zirve başladı, siyasi tartışma büyüdü

NATO programına göre 7 Temmuz’da Ankara’da üst düzey duyurular, forum açılışları, bakanlar toplantıları ve liderler onuruna verilecek akşam yemeği yer alıyor. 8 Temmuz’da ise resmi karşılama, aile fotoğrafı, ana oturum ve kapanış basın toplantısı planlanıyor.

Bu yoğun diplomasi trafiği içinde İYİ Parti’nin çıkışı, zirvenin Türkiye iç siyasetine yansıyan yönünü öne çıkardı. Parti, iktidarın “dünya liderlerini ağırlama” vurgusuna karşı “vatandaşın, esnafın ve gazetecinin durumu ne olacak?” sorusunu merkezine aldı.

Sonuç: İYİ Parti NATO’yu değil, uygulamayı hedef aldı

İYİ Parti’nin bugünkü haberlerinde öne çıkan ana damar şu: Parti doğrudan NATO üyeliğini ya da zirvenin yapılmasını hedef almıyor; zirve bahanesiyle Ankara’da oluşan güvenlik, ekonomi ve özgürlük tablosunu eleştiriyor.

Bu nedenle haberin asıl başlığı diplomasi değil, “görünmeyen Ankara” olabilir. Bir tarafta dünya liderleri, konvoylar, protokol sofraları ve yüksek güvenlik var. Diğer tarafta yolu kapanan vatandaş, müşterisine ulaşamayan esnaf, haber takip edemeyen gazeteci ve protesto hakkı tartışması bulunuyor.

İYİ Parti de bugünkü siyasi pozisyonunu tam bu karşıtlık üzerine kurdu: Zirve yapılabilir; ancak bunun bedelini vatandaş ödememeli.