Türkiye'de kalp ve damar hastalıklarının görülme yaşı giderek düşmekte. Uzmanlar, özellikle 20'li ve 30'lu yaşlarda kalp krizi vakalarının artış gösterdiğini belirtiyor. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü‘nden Prof. Dr. R. Emre Altekin, 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kalp hastalarının 40 yaş altındaki oranının son yıllarda artış gösterdiğine dikkat çekti. Geçmişte bu oran %10-15 iken şimdi %15-20'ye yükseldi. Kalp krizi geçirenlerin %18'inin 50 yaş altında, %11'inin ise 45 yaş altında olduğunu belirten Altekin, genç yaşlarda risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının önemini vurguladı.
Önlenebilir Risk Faktörleri
Kalp ve damar hastalıklarının %80'inin önlenebilir olduğunu belirten Altekin, sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesinin kritik olduğunu ifade etti. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, sigara kullanımından kaçınma gibi alışkanlıkların yanı sıra, tansiyon, kolesterol ve kan şekeri kontrolünün de hayati öneme sahip olduğunu kaydetti. Özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerin düzenli sağlık kontrolleri yaptırması gerektiğini vurgulayan Altekin, bu faktörlerin erken tespitinin kalp sağlığını korumada etkili olacağını belirtti.
Sağlıklı Yaşam Tarzı Önerileri
Altekin, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivitenin kalp sağlığına katkı sağladığını belirtti. Ayrıca, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin, tam tahıllar, balık ve baklagillerin tüketiminin önemine dikkat çekti. Doymuş yağ, tuz, ilave şeker ve işlenmiş gıdaların azaltılması gerektiğini ifade eden Altekin, bu değişikliklerin kalp hastalıkları riskini %30-40 oranında azaltabileceğine işaret etti. Kalp sağlığını korumak için bireysel önlemlerin yanı sıra toplumsal politikaların da güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, tuz ve trans yağ tüketiminin azaltılması, hipertansiyon ve diyabet tedavi uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, bireylerin kalp ve damar hastalıkları açısından bilinçlenmesi ve önlem alması büyük bir önem taşımakta.





