Türkiye’de geri dönüşümü artırmak amacıyla başlatılan Depozitosu Olan Ambalajlar uygulaması, kısa sürede milyonlarca vatandaşın dikkatini çekti. Sistemle birlikte DOA logolu plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını iade eden tüketicilere ambalaj başına 1 TL ödeme yapılmaya başlandı.
Ancak uygulamanın başlamasının hemen ardından market raflarında görülen fiyat değişimleri yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, özellikle küçük su, maden suyu ve ambalajlı içeceklerde 1 Temmuz sonrasında fiyatların arttığını öne sürdü.
1 TL iade var, fakat vatandaş raf fiyatına bakıyor
DOA sistemi çevre açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Vatandaş, içeceği tükettikten sonra boş ambalajı iade noktasına veya depozito iade makinesine teslim ederek 1 TL’lik bedeli geri alabiliyor. Bu tutar dijital cüzdana aktarılıyor ve daha sonra alışverişte kullanılabiliyor ya da hesaba transfer edilebiliyor.
Fakat tüketicinin kafasındaki soru şu: Eğer ambalaj başına 1 TL iade varsa, bazı ürünlerde görülen daha yüksek fiyat artışları ne anlama geliyor?
Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda bazı ambalajlı içeceklerde 1 TL’nin üzerinde artışlar olduğu iddia edildi. Bu nedenle sistemin çevreci amacının yanında “fiyat fırsatçılığı” tartışması da başladı.
Zam DOA’dan mı, yaz talebinden mi?
Tartışmanın en kritik noktası fiyat artışlarının kaynağı. Yaz aylarında su, soda ve soğuk içecek tüketimi doğal olarak artıyor. Bu dönemlerde talep yükseldiği için bazı ürünlerde fiyat değişimleri yaşanabiliyor.
Ancak DOA sisteminin 1 Temmuz’da ülke geneline yayılmasıyla fiyat artışlarının aynı döneme denk gelmesi, vatandaşın tepkisini büyüttü. Bazı tüketiciler artışı doğrudan depozito sistemiyle ilişkilendirirken, bazıları bunun maliyet ve sezon etkisiyle açıklanabileceğini savunuyor.
Firmalardan açıklama bekleniyor
Şu ana kadar içecek firmalarından fiyat artışlarının DOA sistemiyle bağlantılı olup olmadığına dair net bir açıklama gelmedi. Bu da tartışmanın büyümesine neden oldu.
Tüketiciler, raf fiyatında görülen artış ile ambalaj iadesiyle alınacak 1 TL arasındaki farkın açık şekilde anlatılmasını istiyor. Özellikle ürün etiketlerinde depozito, ürün bedeli ve olası fiyat değişimlerinin daha şeffaf gösterilmesi gerektiği belirtiliyor.
Çevreci sistem, fiyat tartışmasıyla gölgelenmesin
DOA sistemi, atık ambalajların doğaya karışmasını engellemek ve geri dönüşümü yaygınlaştırmak için önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Fakat uygulamanın vatandaş tarafından doğru anlaşılması için fiyat tarafındaki soru işaretlerinin giderilmesi gerekiyor.
Çünkü sistemin başarısı yalnızca makine sayısına ya da iade bedeline bağlı değil. Vatandaşın “Ben gerçekten kazançlı çıkıyor muyum?” sorusuna da net yanıt bulması gerekiyor.
Etiket şeffaflığı şart
Yeni dönemde en çok konuşulacak başlıklardan biri etiket şeffaflığı olacak gibi görünüyor. Tüketici, aldığı ürünün gerçek fiyatını, varsa depozito karşılığını ve iade sonrası geri alacağı tutarı açık şekilde görmek istiyor.
Aksi halde çevre için başlatılan sistem, vatandaşın gözünde “geri dönüşüm teşviki” yerine “gizli zam” algısına dönüşebilir.
DOA uygulaması Türkiye genelinde yeni başladı. Önümüzdeki günlerde hem market fiyatları hem de firmalardan gelecek açıklamalar, bu tartışmanın yönünü belirleyecek.


