BBP Genel Başkanı Destici: “Venezuela’daki operasyon, ABD ekonomisine nefes aldırmak için”

Editör
6 Dakika Okuma
BBP Genel Başkanı Destici: “Venezuela’daki operasyon, ABD ekonomisine nefes aldırmak için”

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “Venezuela’daki operasyonun tek nedeni çökme sinyalleri veren ABD ekonomisine nefes aldırmak için bu ülkenin yeraltı varlıklarına ABD’nin el koymak istemesinden başka bir şey değildir” dedi.

BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında Venezuela’da yapılan operasyonun tek nedeninin ABD ekonomisi olduğunu ifade etti. Venezuela’daki gelişmelere dair değerlendirmelerde bulunan Destici, “Venezuela’daki operasyonun tek nedeni çökme sinyalleri veren ABD ekonomisine nefes aldırmak için bu ülkenin yeraltı varlıklarına ABD’nin el koymak istemesinden başka bir şey değildir. 1 yıl önce Kanada’ya ’ABD’nin eyaleti’ diyen ve tepki üzerine Kanada’ya ağır vergiler koyan, Danimarka’dan Grönland’ı alacağını, son ifadesiyle ilhak edeceğini deklare eden bir siyaset tarzının dünyaya barış açısından herhangi bir yarar getireceğini düşünmek ahmaklıktan başka bir şey değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nden ve onun haydut başkanı ile yönetiminden dünyaya hayır gelmeyeceğini bilmemiz gerekiyor. Buna göre hareket etmeliyiz. Türk’ün Türk’ten başka dostunun olmadığı bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Trump yönetimiyle ABD politikalarının değiştiği yorumlarını daha önce de doğru ve gerçekçi bulmadığımızı ifade etmiştik. Bugün ise o ifadelerimizin doğruluğunun bir kez daha test edildiğini gözlemliyoruz. ABD yetkilileri, paradigma değişikliği olarak tanımladıkları yeni politikalarını daha önce birçok kez şu cümleyle ifade ettiler; ‘Artık evrensel değerler üzerinden değil, ABD’nin çıkarları doğrultusunda müdahalelerde bulunacağız’ diye dile getirdiler” şeklinde konuştu.

“Avrupa’ya düşen bir görev vardır”

“Mutlaka yine dünyaya adalet Müslüman Türk milletiyle birlikte hakim olacaktır” diyen Destici, “Birleşmiş Milletler’den bir ses var mı? Yok. Toplantı var mı? Yok. Peki, bundan sonra Birleşmiş Milletler’in ne anlamı kalmıştır? Birleşmiş Milletler neyi ifade edecektir? Yapılması gereken, yöneten genel sekreter başta olmak üzere tüm kadrolara dünya devletlerinin açık bir uyarı vermesidir. O uyarı yeterli midir? Değildir. Çünkü onların da kimler tarafından seçildiği ortadadır. O zaman bu 5 veto hakkı bulunan ülkeler dışındaki tüm ülkeler bir araya gelecek ve Birleşmiş Milletler’in yapısının yeniden şekillendirilmesini isteyeceklerdir. Bu gerçekleşmezse Amerika Birleşik Devletleri’nin ve diğer emperyalist devletlerin bu emperyal girişimleri dünyada devam edecek, zayıf olan ezilecek, güçlü olan haksız da olsa istediğini elde edecektir. Bu nedenle buraya bir direniş ve başkaldırı gerekmektedir. Avrupa’ya da düşen bir görev vardır. Daha ne kadar Amerika Birleşik Devletleri karşısında pısırık davranmaya devam edecekler? NATO kurallarını işletmeleri gerekmektedir. Eğer bunu başaramıyorlarsa o zaman Avrupa da büyük bir tehdit altındadır” dedi.

“Bizim sarayımızı basacak daha anasından doğmamıştır”

Yaşanan olaylar sonucunda bazı şeylerin su üstüne çıktığını ifade eden Destici, “Türkiye düşmanları, Türklük düşmanları, Türk milletini bölmeye ve parçalamaya çalışanlar bunun bir fırsata dönüştüğünü gördüm. Yunanistan’ın ya da PKK ve FETÖ trollerinin Maduro üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan hakaret ve imalarla karşılaşıyoruz. Öncelikle bunların hepsini reddediyor ve muhataplarına iade ediyoruz. Herkes, karakterinin gereğini yerine getirmektedir. Bizim köklerimiz sağlamdır. Bu nedenle bu benzetmeler aşağılıktan başka bir şey değildir. Onlar kendi özlemlerini ifade ediyorlar. Bizim sarayımızı basacak daha anasından doğmamıştır, buna yeltenenin de hesabını ağır şekilde ödeyecektir. Bu karikatürü yayınlayan Yunanlılara sesleniyoruz. Buyurun gelin eğer cesaretiniz varsa. 100 yıl önce denediniz ve Ege Denizi’nin soğuk sularında boğuldunuz. Akıbetiniz bu oldu. Kaçtınız. Amerika’ya yol göstermeyin, önce siz gelin. Feriştahı gelse Venezuela’ya yaptığını Türkiye’ye yapamaz. Çünkü biz ölürüz ama onurumuza sırt çeviremeyiz. Biz ölürüz ama milletten aldığımız emaneti bir başkasına teslim etmeyiz. Bunu bu millet 15 Temmuz’da da göstermiştir. Denemek isteyen varsa buyursun gelsin. Biz canımızı veririz ama seçilmiş cumhurbaşkanımızı ya da vatanımızın en küçük bir parçasını dahi hiç kimseye vermeyiz” dedi.

“16 milyon emeklinin ya da 5 milyon asgari ücretlinin hepsi aynı durumda değil”

Emekli maaşları ve asgari ücretle ilgili değerlendirmelerde bulunan Destici, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Diyelim 25 binin altında emekli maaşı alanlar, tek emekli maaşı olanlar ve evi kira olanlar belirlenmeli ve dolayısıyla bu kişilere destek sağlanmalıdır. Aynı şey asgari ücretliler için de geçerlidir. Kira yardımı, çocuk yardımı, öğrenci desteği gibi yardımlar yapılabilir. Bu çalışma neden geciktiriliyor? Bir an önce bu çalışma yapılmalıdır. 16 milyon emeklinin ya da 5 milyon asgari ücretlinin hepsi aynı durumda değildir. Fakirliğin, yoksulluğun, tek maaşı düşük emekli maaşı olan, asgari ücretli olup evi de olmayan ve geçim sıkıntısını en şiddetli şekilde hisseden ailelerin ve vatandaşların yanında olup, onların ellerinden tutmak zorundayız. Düşük emekli maaşlarını iyileştirmek amacıyla bir çalışma yapıldığını cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığında oluşturulan bir komisyon tarafından belirtmek isterim. İnşallah emeklilerimizin yüzünü güldürecek bir sonuç çıkar ve bunu buradan ifade etmek isterim. Geçim meselesi aslında sadece bir ekonomik mesele olmayıp, aynı zamanda ahlakla ve adaletle alakalı bir meseledir. Maaşlar cebe girmeden eriyor ise burada sadece bir hesap hatası değil, aynı zamanda bir yönetim ve adalet sorunu da vardır.”

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş