Bakan Tekin: “Bugünkü yolsuzluklar, 1994 İstanbul seçimlerindeki skandalı aşıyor”

Editör
5 Dakika Okuma
Bakan Tekin: “Bugünkü yolsuzluklar, 1994 İstanbul seçimlerindeki skandalı aşıyor”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul İSKİ Skandalına Atıfta Bulundu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 1994 İstanbul yerel seçimleri öncesindeki İSKİ skandalına değinerek, “Bugün konuştuğumuz rakamlar, o dönemle kıyaslanamayacak ölçüde büyük. O dönemdeki yolsuzluk ve usulsüzlük gizlenmeye çalışılıyordu. Bugün ise hiçbir perdeleme ihtiyacı bile duyulmadan, baklava kutularında paraların el değiştiği, rüşvetin ve hırsızlığın alenileştiği bir dönemi yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Antalya’da çeşitli temaslarda bulunan Bakan Tekin, programının son kısmında AK Parti Antalya İl Başkanlığını ziyaret etti. Partililer tarafından karşılanan Bakan Tekin, Türkiye’de eğitim alanında son 20 yıl içinde atılan adımları örneklerle aktardı ve geçmiş ile günümüz arasındaki farklılıkları dile getirdi.

2002’de Öğretmenler Farelerin Gezmediği Okulları Hayal Ediyordu

Tekin, konuşmasının başında 3 Kasım 2002 öncesine dikkat çekerek, “O dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Cumhuriyet’in yüzüncü yılı için mektuplar projesi başlatıyor. ‘Gelin Cumhuriyet’in yüzüncü yılına mektuplar yazalım’ diyor. Öğretmenler yazıyor, idareciler yazıyor. Mektuplardan birinde bir öğretmen, ‘İnşallah bir gün koridorlarında farelerin cirit atmadığı bir okulda öğretmenlik yapabilirim’ diyor. Bu, milattan önce falan değil, 2002’de yazılmış bir mektup. Başka bir mektupta bir öğretmen, ‘ İnşallah çocuklarımız tuvalet için okulun dışına çıkmak zorunda kalmaz’ derken, bir diğeri ‘İnşallah Cumhuriyet’in yüzüncü yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim’ ifadelerini kullanıyor. Bu, ne demek? 70-80 kişilik sınıflarda ders anlatıyor demek” şeklinde konuştu.

Bugün Dünyada Dersliklerinde Akıllı Tahta Bulunan Tek Ülke Türkiye

Bakan Tekin, 20 yıl içinde eğitim altyapısının ulaştığı seviyenin uluslararası raporlarla kayıt altına alındığını belirterek, şöyle devam etti: “UNDP, dünyada bütün dersliklerinde akıllı tahta bulunan ve hepsinin internet erişimi olan tek ülkenin Türkiye olduğunu ifade ediyor. Yirmi yıl önce ‘bir tane bilgisayarımız olsun’ denilen okullar bugün etkileşimli tahta ve EBA erişimine sahip. Dünyanın en büyük eğitim içerik ağını kullanabilir hale geldik.”

Derslik ve Öğretmen Sayısında Cumhuriyet Tarihinin Rekoru Kırıldı

Antalya özelinde de veriler paylaşan Bakan Tekin, “2002 seçimlerinden önce Antalya’da 9 bin 406 derslik bulunuyordu. Bugün 2025-2026 yılı için bu sayı 23 bin 658’dir. Cumhuriyet döneminde yapılan dersliklerin 2,5-3 katını inşa ettik. Öğretmen sayısı 12 bin 947 iken bugün 38 bin 648” dedi.

Cumhur İttifakı Belediyesi Olmayan İlçelerde Sorun Yaşıyoruz

Yerel yönetimlerin eğitim yatırımlarındaki rolüne de değinen Tekin, “Biz okul yapacağız da nereye yapacağız? Birinin arsa üretmesi gerekiyor. Cumhur İttifakı belediyesi olmayan ilçelerde sorun yaşıyoruz. Muratpaşa örneğinde arsa üretmiyorlar. Bir belediye düşünün; okul arsasının küçük bir köşesinde hissesi var diye dava açıyor. Böyle bir mantık olur mu?” ifadelerini kullandı.

1994 Yerel Seçimleriyle Aynı Tabloyu Yaşıyoruz

Bakan Tekin, konuşmasının sona eren bölümünde 1994 İstanbul yerel seçimlerini hatırlatarak, “Tarih tekerrürden ibaret derler. Bugün burada bulunanlar hatırlayacaktır. 31 Mart 1994 yerel seçimleri döneminde gazetelerin ‘Refah depremi’ manşeti attığı ve sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği zaman dilimi. O günlerle bugün arasında o kadar büyük benzerlik var ki. O dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamu kaynaklarının özel ilişkiler için kullanıldığı, kamuoyu tarafından ‘İSKİ skandalı’ olarak bilinen bir yolsuzluk sürecinden geçiyordu. Şimdi de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Hatta bir farkla: Bugün konuştuğumuz rakamlar o dönemle kıyaslanamayacak kadar büyük. O günkü yolsuzluk ve usulsüzlük gizlenmeye çalışılıyordu. Bugün ise hiçbir perdeleme ihtiyacı bile duyulmadan, baklava kutularında paraların el değiştirdiği, rüşvetin ve hırsızlığın alenileştiği bir dönemi yaşıyoruz. Bir tarafta ayyuka çıkan yolsuzluk ve aymazlık, diğer tarafta insanların evlerinde bir damla suya muhtaç olduğu bir tablo ile karşı karşıyayız. 1994 ile kıyaslandığında bizim omuzlarımızdaki yük çok daha ağır. Bizim derdimiz siyasi zafer kazanmak değil. Bizim derdimiz bu milletin, vatandaşlarımızın hak ettiği şekilde müreffeh, adil ve huzurlu bir ülkede yaşamalarını sağlamaktır” şeklinde konuştu.

Tekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yargı süreciyle ilgili tartışmalara da değinerek, “İddianamede ‘cumhurbaşkanı olmak için çete kurdu’ denmiyor. Diyor ki, ‘kamu kaynaklarını kendi siyasi ikbali için kullanıyor’. Kendi hesabınız için vatandaşın suyundan, ulaşımından, bütçesinden feragat ederseniz bunun adı yetim hakkını yemektir” dedi.

İhlas Haber Ajansı

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaş