Temassız kredi ve banka kartlarının yaygınlaşmasıyla birlikte kart güvenliğine ilişkin dikkat çeken bir öneri yeniden tartışılmaya başlandı. Özellikle kalabalık ortamlarda kart bilgilerinin taşınabilir cihazlarla okunabileceği endişesi nedeniyle banka kartlarının alüminyum folyoyla sarılması ya da RFID engelleyici cüzdanlarda taşınması öneriliyor.
Peki gerçekten banka kartlarını folyoya sarmak gerekiyor mu? İşin teknik tarafına bakıldığında önerinin belirli bir mantığı bulunuyor ancak durum sosyal medyada anlatıldığı kadar basit değil.
Alüminyum folyo ne işe yarıyor?
Temassız banka kartları ödeme terminalleriyle kısa mesafeli kablosuz iletişim kuruyor. Alüminyum gibi iletken malzemeler ise kart ile dışarıdaki okuyucu arasındaki radyo iletişimini zorlaştırabiliyor. Kart tamamen kapatıldığında bu nedenle temassız iletişimin kesilmesi mümkün olabiliyor.
Bu prensip nedeniyle RFID engelleyici cüzdan ve kartlıklar da piyasada bulunuyor.
Ancak alüminyum folyonun kolay yırtılması ve kartın her kullanımında çıkarılması gerekmesi nedeniyle bunun kalıcı ve pratik bir güvenlik yöntemi olmadığı belirtiliyor.
Kartınız cebinizdeyken para çekilebilir mi?
En çok merak edilen konu bu. Visa'nın yayımladığı bilgilere göre temassız ödeme işleminin gerçekleşebilmesi için kartın veya cihazın ödeme terminaline yaklaşık 2-5 santimetre kadar yaklaştırılması gerekiyor. Ayrıca işlemin önce iş yeri tarafından başlatılması gerekiyor.
Visa ayrıca her temassız işlemde o alışverişe özgü tek kullanımlık bir işlem kodu üretildiğini belirtiyor. Bu nedenle temassız karttan elde edilen bazı bilgilerin doğrudan kopyalanarak yeni bir kart oluşturulması veya aynı işlem verisinin yeniden kullanılması oldukça zorlaştırılıyor.
Mastercard da benzer şekilde temassız işlem sırasında kart sahibinin adı, kartın arkasındaki üç haneli güvenlik kodu ve adres gibi bilgilerin aktarılmadığını; işlemlerde dinamik, tek kullanımlık bir kod kullanıldığını açıklıyor.
Yani folyoya sarmak gereksiz mi?
Alüminyum folyo, kart ile temassız okuyucu arasındaki radyo iletişimini fiziksel olarak engellemek isteyenler için ek bir bariyer oluşturabilir. Ancak “kartınızı folyoya sarmazsanız cebinizden kolayca para çalınabilir” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değil.
Kart ağlarının teknik açıklamalarına göre temassız sistemlerde işlem mesafesi oldukça kısa ve her alışveriş için değişen güvenlik kodları kullanılıyor. Visa da temassız kart bilgilerinin uzaktan kopyalanması yoluyla dolandırıcılığın olasılığını düşük olarak değerlendiriyor.
Bu nedenle folyo yöntemi zorunlu bir banka güvenlik uygulamasından çok, temassız iletişimi tamamen kesmek isteyen kullanıcıların tercih edebileceği ek bir fiziksel önlem olarak değerlendirilebilir.
Asıl dikkat edilmesi gereken ne?
Kart kullanıcıları için daha önemli olan konu hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesi. Tanınmayan bir ödeme görülmesi, kartın kaybolması veya şüpheli bir işlem fark edilmesi halinde kartı veren bankayla hızlı biçimde iletişime geçilmesi gerekiyor. Visa da kayıp, çalıntı veya yetkisiz işlem şüphesinde kartı veren bankaya derhal başvurulmasını öneriyor.
Özetle; folyo temassız sinyali engelleyebilir ancak banka kartlarını folyoya sarmak herkes için zorunlu bir güvenlik tedbiri değil. Temassız kartlarda kısa iletişim mesafesi ve işlem bazlı güvenlik kodları zaten sistemin temel koruma katmanları arasında bulunuyor.





