AXA'nın Geleceklerin Atlası Raporu
Türkiye, Kasım ayında Antalya'da gerçekleşecek COP31 zirvesine hazırlanırken AXA'nın ‘AXA Öngörü Raporu 2026: Geleceklerin Atlası' başlıklı yeni çalışması, iklim krizi ve diğer dönüşümlerin geleceği nasıl etkileyeceğini inceliyor.
Rapor, iklim değişikliği, yapay zeka, göç dalgaları, yaşlanan nüfus ve jeopolitik gerilimlerin eş zamanlı etkilerini ele alıyor. Bu dinamikler, şehirleri, çalışma hayatını, üretimi ve toplumsal ilişkileri dönüşüme tabi tutarak, gelecekteki yaşam biçimlerini yeniden şekillendiriyor.
AXA Öngörü Ekibi, Berlin merkezli NORMALS iş birliğiyle hazırlanan rapor, klasik gelecek tahminlerinden farklı olarak ‘Yeni Gelecek Arketipleri' yaklaşımını benimsiyor. Bu arketipler, kurumların ve toplumların olası dönüşümleri tartışmalarına yardımcı olmak amacıyla tasarlanmış düşünce araçları sunuyor.
İklim Krizi ve Gelecek Senaryoları
Raporda iklim krizi, sadece bir çevre sorunu değil; yaşam alanlarını, çalışma biçimlerini ve gıda üretimini etkileyen sistemsel bir kuvvet olarak öne çıkıyor.
İlk gelecek arketipi olan Ayokarang Resif Bölgesi, biyoçeşitliliğin korunması ihtiyacının yanı sıra sağlık ve ekonomi açısından stratejik bir değer taşıdığını vurguluyor. Mercan resiflerinin restorasyonu, yerel toplulukları, bilim insanlarını ve yatırımcıları bir araya getiriyor.
Yeni senaryolar arasında, yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkileri, terk edilmiş tarım alanlarının yeniden canlandırılması gibi konular da yer alıyor. Ayrıca, iklim risklerine karşı korunan şehirlerin ortaya çıkmasıyla sosyal eşitsizliklerin derinleşme ihtimali de gündeme geliyor.
AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken'in Değerlendirmesi
AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, bugünün karmaşık risklerinin tek başına iklim değişikliğinden kaynaklanmadığını belirtti. Risklerin, teknoloji, göç, kentleşme ve ekonomik eşitsizliklerden beslenerek daha karmaşık hale geldiğini vurguladı.
Geleceğin en önemli sorularından birinin dayanıklılığın kimler için mümkün olacağı olduğunu ifade eden Ölken, sigortacılığın da bu değişime uyum sağlaması gerektiğini belirtti. 2030 Adaptif Sigortacılık vizyonu ile değişimlerden öğrenen ve çözümlerini yeni ihtiyaçlara göre uyarlayan bir sigortacılık modeli oluşturmayı hedefliyor.





