Manisa Ticaret Borsası Başkanı Özkasap, tarım ve hayvancılık sektöründeki acil sorunları ele aldı.

Editör
9 Dakika Okuma
Manisa Ticaret Borsası Başkanı Özkasap, tarım ve hayvancılık sektöründeki acil sorunları ele aldı.

Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, sektör toplantısında iklim değişikliği, artan girdi maliyetleri, ihracattaki düşüşler ve destek politikalarındaki gecikmelerin üretimi tehdit ettiğini belirterek, üzümden zeytine, pamuktan hayvancılığa kadar birçok alanda acil ve bilimsel temelli adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Manisa Ticaret Borsası’nda düzenlenen sektör toplantısında Manisa tarımı ve hayvancılığının mevcut durumu, karşı karşıya olduğu riskler ve çözüm bekleyen başlıklar hakkında açıklamalarda bulundu. Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Özkasap, sektörün gıda güvenliği, istihdam ve kırsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Son yıllarda iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve piyasa dengesizliklerinin üreticileri ciddi biçimde zorladığını belirten Özkasap, düzenli olarak gerçekleştirilen sektör toplantılarında üyelerden gelen saha bilgileri ve önerilerin değerlendirilerek kamuoyu ile paylaşıldığını söyledi.

Manisa üzümünde ihracat yüzde 20 düştü

Toplantının önemli gündem maddelerinden biri Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü olurken, Özkasap bu ürünün bölgenin iklimi, toprak yapısı ve köklü üretim kültürüyle bütünleşmiş, yüksek katma değerli bir tarımsal değer olduğuna dikkat çekti. Sultani çekirdeksiz üzümü için yapılan Avrupa Birliği Coğrafi İşaret başvurusunun tescil sürecinin tamamlanmasının beklendiğini ifade eden Özkasap, “Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü, bölgemizin iklim yapısı, toprak özellikleri ve köklü üretim kültürüyle bütünleşmiş, uzun yıllardır üreticilerimizin emek ve birikimiyle günümüze taşınmış çok kıymetli bir tarımsal değerdir. Kuru üzümümüzün hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir marka değeri kazandırmak, üreticilerimiz için pazar avantajı ve katma değer sağlayacak, Manisa bağcılığının dünya çapında tanınırlığını artıracak olan Avrupa Birliği Coğrafi İşaret başvurusu yapılan Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü tescilinin yakın zamanda tamamlanması beklenmektedir. Manisa üzümü dünya pazarlarında bilinen bir markadır. Don olaylarının da etkisiyle üzüm ihracatımızda geçen sezonun aynı dönemine göre bu yıl yaklaşık yüzde 20 oranında düşüş yaşanmıştır. Bu konuda da kuru üzüm ihracatçı firmalarımız bu kaybın üzüm piyasasına olumsuz yansımaması için elinden geleni yapmaktadır. İhracatta sorun yaşamamak için kaliteli ve kalıntısız üzüm üretmeye devam etmemiz gerekmektedir. Üreticilerimizden talebimiz özellikle hasada yakın dönemde ilaç kullanımında daha titiz olunmasıdır. Konu uzmanı Ziraat Mühendislerimizden destek alarak, Kalıntı riskine karşı doğru bilimsel doz ve doğru zamanlama esas alınmalıdır” dedi.

Zeytinyağında tüketim arttı, don riski kapıda

Konuşmasında zeytinyağı sektörüne de değinen Özkasap, Türkiye’de kişi başı zeytinyağı tüketiminin son 10 yılda 1,5-1,7 litre bandında seyrettiğini, bu yıl ise ilk kez 2,3 kilograma ulaştığını söyledi. Özkasap, “Son 10 yıldır kişi başı zeytinyağı tüketimi ülkemizde 1,5–1,7 litre bandında seyretmiştir. Bu yıl ilk kez kişi başı tüketim 2,3 kilograma ulaşmıştır. Bunun temel nedeni çok açıktır: marketlerdeki fahiş fiyat uygulamalarının önlenmesi, kâr marjlarının düşürülmesi ve zeytinyağının tüketiciye daha kolay ulaşabilir hâle gelmesidir. Tüketici market fiyatını yakından takip etmektedir; fiyat uygun olduğunda sağlıklı ve yerli bir ürün olan zeytinyağını tercih edilmektedir. Ancak olumlu gelişmelerin yanında ciddi risklerle de karşı karşıyayız. 2 Ocak 2026 gecesi Manisa genelindeki zeytin alanlarında sıcaklıklar eksi 7 ile eksi 11 derece arasında ölçülmüştür. Bilimsel veriler göstermektedir ki bu seviyedeki soğuklar zeytin ağaçlarında çiçek gözleri ve sürgünlerde hasara yol açabilmektedir. Sahada yapılan ilk gözlemler, özellikle Domat ve Uslu gibi sofralık çeşitlerde rekolte kaybı riskinin olduğunu göstermektedir. Teknik ekiplerimizin hasar tespit çalışmalarını takip etmektedir. Buradan üreticilerimize önemli bir hatırlatma da yapmak istiyorum. Zeytinliklerde sürdürülebilir verim için toprak sağlığı vazgeçilmezdir. Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmında organik madde oranı kritik seviyelerin altındadır. Bu nedenle üreticilerimizin mutlaka toprak tahlili yaptırarak, analiz sonuçlarına uygun gübreleme yapmaları gerekmektedir. Bilinçsiz gübre kullanımı hem verimi düşürmekte hem de toprağımıza zarar vermektedir. Bu konuda her şartta tavsiye edebileceğimiz Çiftlik gübresi kullanımıdır, toprağın verimliliğini artıran en temel ve en ekonomik uygulamalardan biridir. Doğru kullanıldığında hem verimi yükseltir hem de toprağın uzun vadeli sağlığını korur” ifadelerini kullandı.

Pamukta prim desteği çağrısı

Pamuk üretiminin Manisa için stratejik bir ürün olduğunu belirten Özkasap, “Pamuk üretimiyle ilgili önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Pamuk, Manisa için stratejik bir üründür. Ancak tekstil sektöründe yaşanan sorunlar, pamuk fiyatlarının artmaması ve buna karşılık girdi maliyetlerinin yükselmesi üreticimizi zorlamaktadır. Üretimin sürdürülebilirliği için kilogram başına en az 8 TL prim desteği verilmesi gerekmektedir. Bu prim desteği gecikirse pamuk ekim alanları daralacak, Pamuk ekim alanlarındaki azalış, çırçır fabrikalarının ham madde girdi miktarını azaltır, bu düşüş sadece çırçırda değil, iplik, kumaş ve nihai tekstil üretimi gibi zincirin diğer halkalarında da etkin olur. Böylece pamuk ekim alanlarının küçülmesi, sadece tarımsal üretim açısından değil sanayideki istihdam açısından da olumsuz etkiler oluşturur. Ayrıca arzdaki daralma pamukta dışa bağımlılığı (ithalat) da arttırır. Buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum: Üreticilerimiz tarla ürünlerine verilen prim desteklerinin zamanında açıklanmasını ve ödenmesini beklemektedir. Gübre, ilaç ve mazot desteklerinin mevcut maliyetler karşısında artırılması artık kaçınılmazdır” diye konuştu.

Buğdayda hastalık ve verim riski

Geçtiğimiz yıl bölgede domates, biber, kavun, karpuz ve pamuk ekili alanların yaklaşık yüzde 50’sinin buğday ekimine yöneldiğini belirten Özkasap, “Nitekim geçtiğimiz yıl bölgemizde domates, biber, kavun, karpuz ve pamuk ekilen alanların yaklaşık yüzde 50’si buğday ekimine yönelmiştir. Bu kadar yoğun buğday ekiminin olduğu ilimizde verim ve kaliteyi olumsuz etkileyebilecek hastalık ve zararlılar önemli bir risk unsurudur. Tarım İl Müdürlüğü teknik personelinin sahada bu sezon buğday konusunda daha dikkatli olması, takiplerin titizlikle yapılması gerekmektedir. Üretilen buğdayın ekmeklik/makarnalık kalitede olmaması halinde, buğday yemlik olarak değerlendirilecek ve çiftçimizin gelirini doğrudan etkileyecektir. Üreticilerimiz bu sezonda yağışların yetersiz olduğu bir dönem geçirdiler. Barajlardan açık sulama kanalları ile toplam 27 gün su verilebildi, kalan su ihtiyaçlarını da ilave masraflar yaparak sondajlardan karşıladılar. Tarımda kullanılan su ile ilgili Manisa Ticaret Borsası olarak her platformda dile getirdiğimiz konuyu tekrar hatırlatmak istiyorum. Mevcut suyumuzu temkinli kullanmalıyız ve bunun için en iyi yöntemde Demirköprü Barajı’nın bir an önce kapalı devre sulama sistemine geçmesi ve tüm üreticilerimizin damlama sulama sistemini kullanmalarıdır” dedi.

Hayvancılıkta şap hastalığı alarmı

Hayvancılık sektöründe yaklaşık bir yıldır devam eden şap hastalığı nedeniyle canlı hayvan borsasının kapalı olduğunu hatırlatan Özkasap, “Hayvancılık sektöründe ise önemli bir sorunla karşı karşıyayız. Yaklaşık bir yıldır devam eden şap hastalığı nedeniyle canlı hayvan borsamız kapalıdır. Şap hastalığı insan sağlığına zarar vermemekle birlikte, hayvanlarda canlı ağırlık artışını ciddi şekilde düşürmektedir. Bu durum et arzını azaltmakta, besi dana ve et fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ve İl Tarım Müdürlüğümüzün aşılama ve kontrol tedbirlerini daha etkin ve hızlı şekilde hayata geçirmesi artık bir zorunluluktur. Üreticilerimiz ve kasap esnafımız çözüm beklemektedir” dedi.

Meteorolojik istasyonlarla erken uyarı

İklim risklerine karşı bilimsel takibin önemine işaret eden Özkasap, “İklim risklerine karşı bilimsel takip de büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Manisa Ticaret Borsamız tarafından üç adet meteorolojik gözlem istasyonu kurulmuştur. Bu istasyonlardan elde edilen veriler ziraat mühendislerimiz tarafından takip edilmektedir. Amaç, don, hastalık ve ekstrem hava olaylarına karşı erken uyarı mekanizmaları geliştirmektir. Pilot uygulama sonuçlarına göre istasyon sayısının artırılması planlanmaktadır” diye konuştu.

Konuşmasının sonunda tarımda alınacak her kararın yalnızca bugünü değil, geleceği de etkilediğini vurgulayan Özkasap, bilimsel verilerle desteklenen, zamanında ve yeterli destek politikalarının hayata geçirilmesi hâlinde üreticinin üretime devam edebileceğini ifade etti. Üretim sezonunun başında doğru planlama yapılması gerektiğini belirten Özkasap, arz-talep dengelerinin dikkate alınarak üretim deseninin buna göre belirlenmesi çağrısında bulundu. Özkasap, Manisa Ticaret Borsası olarak üretimin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma için gerekli tüm adımların acilen atılmasını beklediklerini sözlerine ekledi.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş