Memur-Sen Antalya Temsilcisi: Taban aylığa seyyanen zam yapılmalı

Editör
3 Dakika Okuma
Memur-Sen Antalya Temsilcisi: Taban aylığa seyyanen zam yapılmalı

Memur-Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, enflasyon verileri baz alındığında taban aylığa seyyanen zam yapılması gerektiğini belirtti.

Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı aralık ayı enflasyon verileri sonrasında kamu görevlileri ve emeklilerin maaş artışlarına dair değerlendirmelerde bulundu. Yılın ilk yarısında yüzde 18,60 olarak belirlenen memur zam oranının kısa sürede eriyeceğini savunan Miran, taban aylığa seyyanen zam talep etti. Memur-Sen olarak ilk beklentilerinin geçmiş kayıpları ve Hakem Kurulu’nun hatalı kararlarını telafi edecek, emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılması gerektiğini ifade eden Miran, ikinci olarak çalışma barışının sağlanması ve ücret dengesinin kurulması amacıyla kamu personel sistemi üzerinde kapsamlı bir düzenleme yapılması gerektiğini vurguladı.

Bu parayla geçinmek mümkün değil

En düşük memur maaşının 47 bin 500 liradan 58 bin 300 liraya yükseldiğini belirten Miran, 30 yıllık hizmetlinin emekliliğinde 983 bin lira ikramiye alacağını belirterek, bu parayla geçinmenin ve ev sahibi olmanın mümkün olmadığını ileri sürdü. Miran, “Geçmiş kayıplarımızı ve hakemin hatasını da telafi edecek, emekliye de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen ivedi zam yapılmalıdır.” açıklamasını yaptı. “Seyyanen zamda bizim rakamımız, toplu sözleşme döneminde söylediğimiz ifadedir.” diyen Miran, ‘en düşük memur maaşının, aynı işi yapan en düşük işçi maaşından yüksek olacağı’ bir dengenin sağlanması gerektiğini savunarak, “Rakamlar ortada. Bu rakamlara göre bu dengeyi sağlayacak seyyanen zam talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sosyal maliyetin artmasına müsaade edilmemelidir

Miran, sözlerine şöyle devam etti:

“Emeklilere ilişkin olarak 8 bin 77 liralık seyyanen iyileştirmenin 2023’te emeklilere ’vereceğiz’ denildiği halde verilmediğini dile getirdi. Bu rakam 20 binin üzerine çıkmış durumda. Bu yüzden önce bunu vererek başlamak gerektiğini buradan ifade ediyoruz. Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha kolaydır. Bu nedenle sosyal maliyetin daha fazla artmasına asla müsaade edilmemelidir. Bir diğer husus da gelir vergisi matrahlarıdır. Bu konuda kapsamlı çalışmalar yaptık, gündeme getirdik, toplu sözleşme masasına da taşıdık. ‘Burada sorun nedir?’ diye kamu işvereni bir cümle kurmuyor, konuyu görmezden geliyor. Asgari ücretin yüzde 20’lik dilime girdiği bir sistem olabilir mi? Vergi matrahının birinci dilimi 190 bin TL değil, en az bunun üç katı olmalıdır. Nimet-külfet dengesi en önce vergide gözetilmelidir.”

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş