Memorial Bodrum Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanları Doç. Dr. İbrahim Uyar ve Op. Dr. Filiz Bakkal, varis tedavisindeki güncel yöntemler ve hastaların en çok sorduğu sorular hakkında bilgi paylaştı.

Uyar ve Bakkal, varis tedavisinin artık sadece bir müdahale değil, aynı zamanda bireylerin estetik açıdan kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan bir süreç olduğunu belirtti. Varis, yalnızca bir damar hastalığı olmayıp, bacaklarda ağırlık, şişlik ve yorgunluk hissinin yanı sıra estetik kaygıları da beraberinde getiren bir durumdur. Bu nedenle tedavi planı oluşturulurken hem sağlık hem de estetik unsurlar dikkate alınmaktadır. Günümüzde hastalar, tedavi sonrası doğal ve iz bırakmayan bir görünüm talep etmektedir. Her hastanın damar yapısı, hastalığın aşaması ve estetik beklentileri dikkate alınarak kişiye özel tedavi planları oluşturulmaktadır. Doğal görünüm elde etmek, doğru şekilde planlanan tedavi süreçleriyle mümkün görünmektedir. Estetik kaygıları olan kılcal damarlar için lazer ve skleroterapi yöntemleri uygulanabilmektedir; bu işlemler, bacaklarda daha homojen ve pürüzsüz bir görünüm sağlanmasına yardımcı olur. Varis tedavisindeki en önemli yenilik, yöntemlerin ameliyatsız ve daha konforlu hale gelmesidir. Günümüzde; Endovenöz lazer, Radyofrekans, Köpük skleroterapisi ve Biyolojik yapıştırıcı gibi yöntemlerle hastalar, uzun iyileşme süreleri beklemeden etkili sonuçlar alabilmektedir. Eğer ciltten kabarık diz altı veya diz üstü varisler mevcutsa ve Doppler ultrason incelemesinde toplardamarlarda reflü tespit edilirse tedavi planlanmalıdır. Ancak birçok hasta bu belirtileri göz ardı ederek tedaviyi erteleyebilmektedir. Oysa erken tanı ve tedavi, hastalığın ilerlemesini önlemek açısından kritik öneme sahiptir.

Uzmanlar, doktora başvurulmasını gerektiren belirtileri şöyle sıraladı: Bacaklarda belirgin varis damarları, akşam saatlerinde artan bacak ağrısı, bilek ödemi, kas krampları, ciltte kalınlaşma ve koyu kahverengi renk değişiklikleri.

Uyar ve Bakkal, varis oluşumunda genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğunu ifade etti. Ancak yaşam tarzı, meslek ve özellikle kadınlarda gebelik sayısı, hastalığın ortaya çıkma zamanını ve şiddetini etkileyen unsurlar arasındadır. Araştırmalar, anne veya babada varis bulunmasının riskin 2-4 kat artmasına neden olduğunu, her iki ebeveynde varsa bu riskin %70-80'e kadar çıkabildiğini göstermektedir. Bu durumun başlıca nedenleri, damar duvarındaki yapısal zayıflık ve kapakçıkların doğuştan daha zayıf olmasıdır. Ailesinde varis bulunan bireylerin, erken tanı ve korunma amacıyla düzenli kontroller yaptırmaları önerilmektedir. Varis sadece estetik bir sorun değildir; tedavi edilmediğinde Kronik venöz yetmezlik, ciltte değişiklikler, venöz ülser ve pıhtı oluşumu gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı