İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde (İEÜ) görev yapan 5 bilim insanı, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz hastalığının tedavisine yönelik yeni ilaçlar geliştirmek için çalışmalarına başladı. Genellikle 50 yaş üstü kadınlarda görülen osteoporoz, kalça, omurga ve el bileği kırıklarına, şiddetli ağrılara ve boy kısalmasına yol açıyor. TÜBİTAK tarafından 3 milyon lira fon sağlanan proje, 24 ay içerisinde tamamlanması planlanıyor.

Uluslararası iş birliği çerçevesinde Malta Üniversitesi'nden de araştırmacıların katkıda bulunacağı proje dahilinde, öncelikle osteoporoz ile bağlantılı genler üzerinde analizler ve biyokimyasal çalışmalar gerçekleştirilecek. Ayrıca, mevcut ilaçlardan osteoporoz tedavisinde fayda sağlayıp sağlamadığını belirlemek amacıyla 50 bin ilaç molekülü incelenecek. Bu süreçte yapay zeka destekli bir modelleme sistemi kullanılacak.

Kadınlar Alzheimer Hastalarının Yüzde 66'sını Oluşturuyor
Kadınlar Alzheimer Hastalarının Yüzde 66'sını Oluşturuyor
İçeriği Görüntüle

Geliştirilen ilaç, osteoporoz oluşturulmuş zebra balığı modeli üzerinde test edilecek. Laboratuvar ortamında balığın kemik yapısında değişiklik yapıldıktan sonra, tedavi sürecinin etkileri değerlendirilecek. Dünya genelinde milyonlarca hastanın yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçlayan bu proje, İEÜ Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeynep Fırtına önderliğinde, aynı bölümden Doç. Dr. Cihangir Yandım, Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Metiner Tosun ve Doç. Dr. Elif Barış ile Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kaya Oğuz tarafından yürütülecek.

Prof. Dr. Fırtına, kemik erimesinin dünya genelinde yaklaşık 200 milyon kişiyi etkilediğini belirtti. Osteoporozun tedavisinde henüz yan etkisi olmayan etkili bir ilaç bulunmadığını vurgulayan Fırtına, “Osteoporoz, genellikle sadece kemik yoğunluğundaki azalma olarak düşünülüyor; ancak hastaların günlük yaşamında çok daha derin etkileri olan bir durum ortaya çıkıyor. Bu hastalık, kişilerin basit hareketlerini dahi yaparken çekinmelerine neden olabiliyor. Yürümek, eğilmek, eşya taşımak ya da tek başına dışarı çıkmak, zamanla ciddi bir kaygı oluşturabiliyor. Kırık riskiyle yaşamak, hastalar için fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan büyük bir yük haline gelebiliyor,” şeklinde konuştu.

Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fırtına, geniş bir ilaç havuzunu tarayacaklarını ifade etti. “Çalışmamızın en önemli yanlarından biri, farklı hastalıklar için kullanılan geleneksel ilaçların osteoporoz tedavisinde de potansiyelini araştıracak olmamız. Yapay zeka destekli modelleme sistemi sayesinde birçok ilaç molekülünü inceleyerek süreci hızlandırmayı ve daha güçlü adaylara ulaşmayı hedefliyoruz. Elde edeceğimiz verileri deneysel modellerle destekleyerek bilimsel açıdan sağlam sonuçlar ortaya koymak istiyoruz. Amacımız, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen bu hastalığın yaşam kalitesini artırabilecek yenilikçi bir yaklaşım sunmak ve bilimsel bilgi üretimini somut faydaya dönüştürmektir,” dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı