Yozgat'ta yaşayan Sefa Kayaalp, 6 yıldır vücut geliştirme ve fitness ile profesyonel olarak ilgileniyor. 2.5 yıl önceki trafik kazası, onun yaşamını bir azim hikayesine dönüştürdü. Kazanın ardından yaşadığı ağır sağlık sorunlarına ve sakat kalma riskine rağmen, spordan kopmayan Kayaalp, iyileşir iyileşmez antrenörlük mesleğine geri döndü. Ameliyat sonrası narkozun etkisindeyken bile spora dönüp dönemeyeceğini sorduğunu belirten Kayaalp, yaşadığı süreci şu sözlerle aktardı: “Kafada travma ve beyin kanaması geçirdim. 8 ay boyunca sadece tavanı izleyerek kıpırdamadan yattım. Kolumda platinler var ama spor bağımlılığımdan vazgeçmedim.”

Ailelerde Spor Bilinci

Rıza Kayaalp'in kuzeni olan Sefa, sporun ailevi bir miras ve ruh meselesi olduğunu vurguladı. Ailelere seslenerek, “Lütfen evlatlarınızı spordan alıkoymayın. Gençlerimizi spora teşvik etmeliyiz,” diyen Kayaalp, 65 yaşındaki amcalarına ve 50-55 yaşındaki ablalarına özel dersler verdiğini belirtti. Ayrıca, üniversitelerde spor konulu çalışmalar ve sempozyumlar düzenleyeceklerini de duyurdu. Sağlığın elverdiği sürece herkesin genç yaşta spora yönelmesi gerektiğini ifade eden Kayaalp, tecrübeleriyle gençlere ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Spor Aşkı Hayata Bağladı: 8 Ay Tavanı İzledi Ama Vazgeçmedi

Bu hikaye, sporun yalnızca bir aktivite değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı ve azim kaynağı olduğunu gösteriyor. Sefa Kayaalp'in yaşadığı zorluklar, sporun insan hayatında nasıl bir yer kapladığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Spor Aşkı Hayata Bağladı: 8 Ay Tavanı İzledi Ama Vazgeçmedi

Kaynak: İhlas Haber Ajansı