Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, sonbahar mevsimiyle birlikte gün ışığındaki azalmanın ve insanların kapalı alanlara yönelmesinin hormonlar üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Bu dönemde yaşanan değişimlerin, özellikle sirkadiyen ritim dediğimiz uyku ve uyanıklık arasındaki dengeyi bozabileceğine dikkat çekti. Hamurcu, “Mevsim değişiklikleriyle birlikte dolabımızı ve kıyafetlerimizi yenilerken, ruhsal sağlığımızı da unutmayalım. Kapalı alanda daha fazla zaman geçirirken, bu değişimlerin psikolojimizde de iz bırakabileceği gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
Sonbahar Hüznü Nedir?
Hamurcu, birçok kişi için sonbahar hüznünün depresyon anlamına gelmediğini vurguladı. Ancak iştahsızlık, uyku bozuklukları ve konsantrasyon eksikliği gibi belirtilerin 1 aydan fazla sürmesi durumunda uzman desteği alınması gerektiğini belirtti. Bu tür belirtiler, önemli bir sorunun habercisi olabilir.
Gün Işığından Faydalanmanın Önemi
Sonbahar döneminde mümkün olduğunca gün ışığından faydalanmanın önemine de değinen Hamurcu, aktif bir yaşam tarzına geçmek için açık havada zaman geçirmenin ve sosyal çevreyle bağlantıyı sürdürmenin faydalı olacağını söyledi. Doğanın değişim döngüsünden ilham almanın, ruhsal dengeyi korumak açısından önemli olduğunu belirtti. Sonbaharın getirdiği değişimlerin, yalnızca bir geçiş dönemi olduğu ve bu süreçte kendimize yeni bir ritim oluşturmanın gerekliliği üzerinde durdu.