Altın fiyatlarında son haftalarda yaşanan sert düşüş yatırımcıların kafasını karıştırırken, ekonomi yorumcusu Selçuk Geçer’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Geçer, piyasalarda oluşan “altın artık toparlanamaz” algısının aksine, düşüş sürecinin ve fiyat düzeltmesinin sonuna yaklaşıldığını savundu.

Ancak Geçer’in yükseliş beklentisinin önemli bir koşula bağlı olduğu görülüyor: ABD Merkez Bankasının faiz indirimlerine yönelmesi.

Bankalarda Alarm Zilleri: KOBİ’lerin Sorunlu Kredileri Bir Yılda 2,3 Katına Çıktı
Bankalarda Alarm Zilleri: KOBİ’lerin Sorunlu Kredileri Bir Yılda 2,3 Katına Çıktı
İçeriği Görüntüle

Selçuk Geçer: Altındaki düzeltme sona yaklaşıyor

Son piyasa değerlendirmesinde küresel ekonomi, petrol, dolar, altın ve kripto para piyasalarını ele alan Selçuk Geçer, altında yaşanan geri çekilmenin kalıcı bir çöküş olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Geçer’e göre jeopolitik gerilimin azalması ve petrol fiyatlarının düşmesi, küresel enflasyon üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Böyle bir gelişme ABD Merkez Bankasının faiz indirimlerini yeniden gündeme almasını sağlayabilir. Geçer, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde altın ve kripto paralarda yeni fırsatların oluşabileceğini düşünüyor.

Altın zirveden 1.500 dolardan fazla geriledi

Altın piyasasında yaşanan düşüşün boyutu oldukça dikkat çekici. Ons altın, Ocak 2026’da gördüğü 5 bin 594 dolarlık rekor seviyenin ardından haziran ayında 4 bin doların altına kadar indi. Böylece zirveden yaşanan kayıp 1.500 doları aştı.

Güçlenen dolar, yüksek faiz beklentileri ve Fed’in para politikasında gevşemeye sıcak bakmadığı yönündeki mesajlar altın üzerindeki satış baskısını artırdı. Uluslararası piyasalarda bazı analistler, altının 3 bin 900 dolar civarında destek bulabileceğini ancak bir süre yatay ve dalgalı hareket edebileceğini değerlendiriyor.

Geçer’in faiz indirimi senaryosuna piyasadan ters sinyal

Selçuk Geçer’in altın için olumlu beklentisi, Fed’in faiz indirimine yönelmesi ihtimaline dayanıyor. Ancak güncel piyasa beklentileri şimdilik farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Reuters’ın 23-25 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistlerin dörtte üçünden fazlası, Fed’in politika faizini 2026 yılının geri kalanında değiştirmeyeceğini tahmin ediyor. Piyasalarda faiz indiriminin yanında faiz artırımı ihtimalinin de tartışılması, altının kısa vadede güçlü bir yükseliş başlatmasını zorlaştırabilir.

Bu nedenle Geçer’in “düzeltmenin sonuna gelindi” değerlendirmesi, altının hemen ve kesintisiz biçimde yükselmeye başlayacağı anlamına gelmiyor. Fed’in faiz politikası, dolar endeksi ve ABD tahvil getirileri altının yönünü belirlemeyi sürdürecek.

Gram altında dolar kuru ayrıntısı

Türkiye’deki yatırımcı açısından yalnızca ons altının hareketi yeterli değil. Gram altın fiyatları hem uluslararası altın fiyatından hem de dolar/TL kurundan etkileniyor.

Bu nedenle ons altında düşüş devam etse bile dolar kurundaki yükseliş gram altındaki kaybı sınırlayabilir. Ons altının toparlanması ile dolar/TL’nin aynı anda yükselmesi halinde ise gram altında daha güçlü fiyat hareketleri görülebilir.

Reel sektörün döviz açığı 205,6 milyar dolara çıktı

Selçuk Geçer, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde carry trade yoluyla ülkeye gelen kısa vadeli sıcak paraya da dikkat çekti. Geçer, kurun baskı altında tutulmasının ihracatçı ve reel sektör üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Nisan 2026 verilerine göre finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı, bir önceki aya kıyasla 9 milyar 440 milyon dolar artarak 205 milyar 608 milyon dolara yükseldi. Bu rakam, kurda yaşanabilecek sert hareketlerin şirket bilançoları açısından taşıdığı riski de ortaya koydu.

Altın yatırımcısı hangi gelişmeleri takip etmeli?

Önümüzdeki dönemde altının yönü açısından Fed’den gelecek açıklamalar, ABD enflasyonu, petrol fiyatları, dolar endeksi ve tahvil faizleri kritik olacak. Jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi güvenli liman talebini artırabilirken, faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi altın üzerindeki baskının devam etmesine neden olabilir.

Selçuk Geçer’in değerlendirmesi altında düşüşün sona yaklaşmış olabileceğine işaret etse de piyasalardaki güncel faiz beklentileri temkinli olunması gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle altındaki olası toparlanmanın zamanı ve gücü, büyük ölçüde Fed’in gelecek aylarda vereceği mesajlara bağlı olacak.