Sakarya ve Kocaeli'nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü, son iki hafta içinde aralıklarla yağan yağmurlar sayesinde, en düşük seviyesi olan 28,41'den 29,28 seviyesine yükseldi. Bu artış, bölgede bir nebze memnuniyet yaratsa da uzmanlar, gölün hala kritik seviyenin altında bulunduğunu ve yaz mevsimine hazırlıksız geçiş yapıldığını belirtiyor.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, göldeki son durumu değerlendirerek mevcut yükselişin yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti. Yağışlı dönemde olmalarına rağmen su seviyesinin hala istenilen düzeyde olmadığını ifade eden Yiğit, sanayiden turizme kadar su çekimlerinin kısıtlanması gerektiğini vurguladı.

Gölün dengeyi koruyabilmesi için 30 kodunun üzerine çıkması gerektiğini belirten Yiğit, “Kritik seviyenin altında kalmaya devam ediyoruz. Ne kadar yükselirsek yükselelim, 30 kodunun üstüne çıkamadık. Yağışlı bir dönemdeyiz ama bu seviyede kalırsak, sıcaklık arttığında ve buharlaşma başladığında seviyenin daha da düşeceği anlamına geliyor. Bu, olumlu bir durum değil. 30 seviyesine ulaşmak bile her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmiyor; yağışlı dönemde daha fazla suya ihtiyaç var ki yazın kayıplar olursa göl dengesini koruyabilsin,” dedi.

Su çekimlerinin denetlenmesi gerektiğinin altını çizen Yiğit, “İlk yapmamız gereken şey, su çekimlerini minimuma indirmek. Yuvacık Barajı'na su çekilmesi durduruldu, ancak birkaç ay sonra buharlaşma nedeniyle doluluk oranı düşerse, tekrar su çekme ihtiyacı doğabilir. Şu an gölün kendisini yenilemesine izin vermek için su çekimini en aza indirmek gerekiyor. Bu arada, belediyelerin insani ihtiyaçlar için aldığı su dışında, şişeleme fabrikaları ve turizm tesisleri ile sanayinin su çekimiyle ilgili önlemler alınması gerektiği kesin,” diye ekledi.

Su seviyesindeki düşüşün ekosistemi tehdit ettiğini de belirten Yiğit, “Göldeki su seviyesinin azalması, oksijen seviyesinin düşmesi anlamına geliyor. Bu durum, ekosistemin dengesini bozarak göldeki canlıların zarar görmesine neden oluyor. Su çekimlerinin azaltılması, suya bağımlı diğer canlılar için de hayati önem taşıyor,” şeklinde konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı