Mavi Vatan Yasası'nın Önemi

Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, gündemdeki Mavi Vatan Yasası'nın Türkiye'nin denizlerdeki egemenlik haklarını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu belirtti. Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti ve deniz yetki alanları üzerine değerlendirmelerde bulunan Maden, bu yasanın Türkiye'nin denizci ülke olma hedefi açısından oldukça önemli olduğunu ifade etti.

Uluslararası Hukuk ve Deniz Yetki Alanları

Maden, 'Mavi Vatan Yasası'nın TBMM gündemine gelmesi, deniz yetki alanlarımızın netleşmesi, egemenlik haklarımızın korunması ve enerji politikalarımızın güçlenmesi hedeflenmektedir' dedi. Doğu Akdeniz'de artan enerji rekabetine dikkat çeken Maden, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin ilan ettiği bazı ruhsat sahalarının Türkiye'nin Mavi Vatan sınırlarıyla çakıştığını belirtti. Türkiye'nin, son yıllarda envanterine kattığı sondaj ve sismik araştırma gemileri ile sahada güçlü bir varlık oluşturduğunu dile getiren Maden, 'Bugün kendi sondaj filosuna sahip, arama ve sondaj faaliyetlerini bağımsız bir şekilde sürdürebilen bir ülke konumuna geldik' diye konuştu.

Libya ile Anlaşmaların Önemi

Libya ile imzalanan deniz yetki anlaşmasının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Maden, Doğu Akdeniz'de planlanan enerji koridorlarının Türkiye'nin deniz yetki alanlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Denizcilik Bakanlığı'nın yeniden kurulmasının önemine de değinen Maden, enerji, güvenlik ve deniz ticaretine ilişkin politikaların tek çatı altında yönetilmesinin Türkiye'ye stratejik avantaj sağlayacağını ifade etti. Karadeniz ve Somali açıklarındaki enerji çalışmaları için üniversitelerin oşinografi, deniz jeolojisi ve jeofiziği alanlarında daha fazla çalışma yapması gerektiğini ekledi.

Denizcilik Bakanlığı'nın İşlevselliği

Mavi Vatan Yasası ile ilgili açıklama yapan Maden, 'Denizci ülke olma ülküsünün bir sonucu olarak Kurban Bayramı'ndan sonra Mavi Vatan Yasası'nın Büyük Millet Meclisi'nde gündeme alınması önemlidir. Bu yasanın 2026'da hâlâ konuşuluyor olması bir eksikliktir. Bunun sebepleri arasında 1928 yılında Yavuz zırhlısının tamiratı sırasında yaşanan usulsüzlükler ileri sürülerek ‘Bahriye Nezareti' yani Denizcilik Bakanlığı'nın lağvedilmesinde aramak gerekir' dedi.

Mavi Vatan Doktrini ve Yasa

Maden, Mavi Vatan Yasası ile deniz yetki alanlarının kayıt altına alınacağını ve egemenliği devredilmemiş adaların ismen zikredileceğini söyledi. Yasa, Doğu Akdeniz'de Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve bu ülkeleri destekleyen Avrupa Birliği ülkelerine karşı önemli bir duruş sergileyecektir.

Doğu Akdeniz Enerji Varlığı

Prof. Dr. Nafiz Maden, 2000'li yıllardan itibaren Doğu Akdeniz'deki enerji varlığının büyük devletlerin ilgisini artırdığını belirtti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Lübnan, İsrail ve Mısır ile yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmalarının deniz yan sınırı krizlerini ortaya çıkardığını ifade eden Maden, Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile anlaşmalar yapmasının önemine değindi.

Maden, 'Yunanistan'ın adaları silahlandırması uzun süredir gündemdedir. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Araştırma Merkezi öncülüğünde hazırlanan deniz mekânsal planlama haritası bu süreçte önemli bir hale gelmiştir.'

Kaynak: Haber Kenti // Haber Servisi