Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu: Çığlar doğal bir olay, asıl risk insana bağlı aktivitelerden kaynaklanıyor.

4 Dakika Okuma

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van’da meydana gelen çığ olaylarının kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, asıl tehlikenin riskli alanlarda gerçekleştirilen insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirtti.

Van’ın Bahçesaray ve Çatak ilçelerinde son yıllarda çok sayıda çığ olayı yaşandı. Önceki çığ olaylarında ise çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği üzücü olaylar hafızalarda yer edindi. Uzmanlar, bu ilçelerdeki ulaşım yollarının ve yerleşim alanlarının büyük bir kısmının çığ riski taşıyan yamaçlar üzerinde bulunduğuna dikkat çekmektedir.

Uzmanlar, çığ tehlikesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayarak, özellikle kış aylarında riskli güzergâhlarda zorunlu olmadıkça seyahat edilmemesi uyarısında bulundu. Çığ riski bulunan bölgelerde yol ve yerleşim planlamalarının bilimsel verilere dayanarak yapılması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, mevcut yollar için çığ tüneli ve koruyucu yapıların hayata geçirilmesinin hayati bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

Uzmanlar ayrıca, geçmişte çığ yaşanan alanların gelecekte de benzer bir risk taşıdığını hatırlatarak, bu bölgelerde gerekli önlemler alınmadan yapılan yapılaşmaların can ve mal kayıplarına neden olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

“Çığlar, doğada sürekli yaşanan olaylardır”

İHA muhabirine konuşan Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, meydana gelen çığların aslında doğal bir olay olduğunu belirtti. Doğada düzenli olarak çığların meydana geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Alaeddinoğlu, “Ancak insanoğlunun yaşamını etkilediği zaman gündeme gelir. Bir yol kapandığında, bir ev ya da araç zarar gördüğünde ya da tırmanış, yürüyüş gibi faaliyetler sırasında insanlara zarar verdiğinde çığlardan söz ederiz. Oysa çığlar, insan olsun ya da olmasın, doğada sürekli yaşanan olaylardır. Havzanın tamamı düşünüldüğünde, özellikle güneydeki alanların önemli bir kısmı hem eğimli hem de diktir. Bu yamaçlarda aniden ve yoğun şekilde biriken kar örtüsü, çığların oluşması için uygun şartları sağlar. Bu yıl da benzer bir durum yaşanmıştır. Aralık ayının sonları ile ocak ayının başlarında etkili olan yoğun kar yağışı, havzanın tamamında ciddi bir kar örtüsü oluşturmuş; bazı bölgelerde yarım ve bir metreyi aşan kar birikimi gözlemlenmiştir. Eğimin varlığıyla birlikte bu durum, çığların meydana gelmesine zemin hazırlamıştır” dedi.

“Doğal tehlikeleri yeterince dikkate almıyoruz”

Muhtemelen önümüzdeki günlerde benzer çığ olayları yaşanma ihtimalinin yüksek olduğunu dile getiren Alaeddinoğlu, “Çünkü bölgemizdeki yolların önemli bir kısmı bu eğimli alanlar boyunca uzanmaktadır; ilçeler ve köyler arası ulaşım çoğu zaman bu yamaçlar üzerinden sağlanmaktadır. İnsan kaynaklı ihmaller de eklenince risk daha da artmaktadır. Temel sorun şudur; köy ve şehir yerleşimlerini planlarken, çığ, kaya düşmesi, taşkın ve sel gibi doğal tehlikeleri yeterince göz önünde bulundurmuyoruz. Bu olaylar geçmişte yaşanmış, defalarca tekrar etmiştir. Ancak insanlar, eğer bir olay 10-20 yıl yaşanmadıysa, sanki hiç yaşanmayacakmış gibi davranmakta ve bu alanlara evler inşa edebilmektedirler. Dere yataklarına, taşkın alanlarına yapılaşılması bunun en somut örneklerindendir” diye konuştu.

“Çığ düşme ihtimali mutlaka dikkate alınmalı”

Asıl sorunun çığın kendisi olmadığına dikkat çeken Alaeddinoğlu, “Sorun, geçmişte de çığ yaşanan bu alanlarda yol geçirmemiz, evler inşa etmemizdir. Bugün yaşanan çığlar da geçmişte yaşananların bir devamıdır. İnsanoğlunun temel hatası, doğanın oluşturabileceği olumsuzlukları görmezden gelmesidir. Eğer bir yol bu tür bir alandan geçirecekse, çığ düşme ihtimali mutlaka dikkate alınmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Yol üstü kaplama sistemleri gibi çözümlerle araçların güvenli geçişi sağlanmalıdır. Eğer bir yerleşim alanı söz konusuysa, insanlara bu bölgelerde yapılaşmanın riskli olduğu açıkça anlatılmalı, gerekirse bu alanlara yerleşime izin verilmemelidir. Dolayısıyla çığ doğal bir olaydır ve bugün yaşanan çığların önemli bir kısmı geçmişte de yaşanmıştır, yaşanmaya da devam edecektir. Asıl sorun, bu çığ alanlarına insan eliyle yapılan yapılaşmalar ve bu yapılaşmalar gerçekleştirilirken gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Bu ihmaller, ne yazık ki can ve mal kayıplarına yol açmaktadır” şeklinde konuştu.

İhlas Haber Ajansı

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version