Kastamonu’da akademik çalışmayla tasarlanan yöresel kadın kıyafetli minyatür bebekler, tescillenerek koruma altına alındı. Bebekler, Azerbaycan başta olmak üzere birçok ülkeden rağbet görmeye başladı.
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Seyhan Yılmaz ile öğrencisi olan Kastamonu Bilim ve Sanat Merkezi Görsel Sanatlar Başöğretmeni Alime Belleyici tarafından tasarlanan Kastamonu yöresi biblo bebeği, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tasarım tescil belgesi almayı başardı. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek el işçiliğiyle üretilen biblo bebekler özgünlüğüyle dikkat çekiyor. Tescil süreciyle birlikte bu özel tasarım, hem estetik hem de kültürel bir değer olarak fikri mülkiyet haklarıyla güvenceye alındı.
Yaklaşık 28 santimetre boyutundaki biblo, Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerine özgü yöresel kadın kıyafetlerini minyatür ölçekte başarılı bir şekilde yansıtıyor. Biblo tasarımında şal desenli başörtüsü, işlemeli cepken, entari ve geleneksel önlük gibi unsurlar ön plana çıkarken, figür, seramik formunda bir kaide üzerinde ayakta duran kadın figürü olarak tasarlandı. El ve kalıpta biçimlendirme teknikleriyle üretilen biblo, sır altı dekor tekniğiyle hazırlanarak bin 50 derecede sırlı pişirime tabi tutuluyor. Ardından sır üzerine 750 derecede altın yaldız dekor uygulanarak son hali veriliyor. Sanatsal detayların titizlikle işlendiği bebekler hem dekoratif obje hem de kültürel temsil aracı olarak öne çıkıyor.
Prof. Seyhan Yılmaz’ın akademik rehberliğinde geliştirilen çalışma, öğrencisi Alime Belleyici’nin sanatsal katkılarıyla somutlaşarak Kastamonu’nun kültürel tanıtımına önemli katkılar sunan, geleneksel el sanatlarının çağdaş formlarla yaşatılmasına yönelik örnek bir uygulama niteliği kazandı. Hediyelik olarak hazırlanan biblo bebekler, başta Azerbaycan olmak üzere birçok ülkeden ilgi görüyor.
“Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli”
Kastamonu’nun küresel bir mirasının koruma altına alındığını ifade eden Prof. Seyhan Yılmaz, “Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan biblo bebeğin tescillenerek özgünlüğü belgelendi ve fikri mülkiyet hakları koruma altına alındı. Bu tasarım sadece estetik bir objeyi değil, aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini güvence altına alan anlamlı bir adım oldu. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış bir biblonun en dikkat çekici noktası, özellikle Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinde kadınların hala günümüzde de giydikleri işlemeli cepkeni, renkli entarisi, önlüğü, belindeki kuşağı ve başındaki fesi ile bu geleneksel unsurları minyatür ölçekte başarıyla yansıtmasıdır. Biblonun yerel ve geleneksel unsurları taşıması, altındaki kaidesiyle sergilemesinin kolay olması aynı zamanda bir kültür temsil aracı ve hediyelik obje niteliği taşıması Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Bu tescil, aynı zamanda bir tasarım tescili yaparak Kastamonu’nun kültürel miras öğesini güvence altına almıştır ve bu tasarım, Kastamonu’nun tarihi belleğini, kültürel kimliğini ve geleneksel unsurlara atıfta bulunmaktadır. Somut kültürel miras ögesi olarak hem sanatsal hem de hukuki anlamda bir biblonun tescillenmiş olması Kastamonu için önemli bir adımdır. Bu ve benzeri çalışmaların gelecek projelere örnek teşkil edeceğini düşünüyorum” dedi.
“7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık”
Ele aldıkları 15 figürü ilk etapta çalıştıklarını belirten Prof. Dr. Yılmaz, “Turistik gezi amacıyla tarihi ve kültürel mekanları ziyaret ettiğimiz illerde, çeşitli coğrafyalara gittiğimizde oraya dair anlamlı bir hediye alma düşüncesi ortaya çıktı. Ziyaretlerimiz esnasında çoğu zaman o yöreye özgü hediye oluşturulabilecek çok fazla eser ya da hediyelik objeyi bulamadığımız zamanlar oluyor. Bu nedenle ‘hiç değilse kendi kültürümüze özgü bazı unsurları taşıyan hediyelik objeler yapabilir miyiz’ sorusunu sormaya başladık. Fikir böyle doğdu. Bunun üzerine Alime hocama bu tez konusunu verdik. Başarılı bir çalışma yürüttü ve 2018 yılında tezini başarıyla tamamladı. 15 figür ele aldık, 7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık” şeklinde konuştu.
“Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinin kıyafetinin daha gösterişli olması sebebiyle bunu seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık”
Projeyle ilgili konuşan Alime Belleyici ise, “Kültürel mirasımızı yaşatabilmek için incelemiş olduğunuz 7 bölgemizden yola çıkarak elde bulunan ve yapılmış olan çubuk bebekleri inceleyerek gelecek nesillere aktarmak amacıyla böyle bir fikirle ürünümüzü oluşturmaya çalıştık. Kastamonu’nun önde gelen yöresel kıyafetiyle dikkat çeken Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerini inceledik. Buradaki bebeğin kıyafetinin daha gösterişli ve anlamının öne çıkması sebebiyle bunu irdeleyerek seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık. Aslına uygun, birebir şekillendirme yapıldı, boyama da aynı şekilde gerçekleştirildi. Bu şekilde ürünümüzü ortaya çıkardık. Çalışma zamanımız biraz zahmetli ve uzun bir süreç alıyor. Haliyle, yapılan kalıplar üzerinden yola çıkarak ürünü ilk etapta oluşturmaya çalıştık. Daha sonra elde şekillendirdik. Elle şekillendirme eğer gün boyunca sabit durursak başında 10 saatimizi alıyor. Eğer bekleyip de bibloyu yaparsak bu 1,5 günü bulabiliyor; sonrasında ise pişirme aşamaları var. Bin 50 dereceyle bisküvi pişirimi yaptık. Daha sonra renk ve detayları işlemek üzerine sırlı pişirim dediğiniz 950 derecede pişirmeyi gerçekleştirdik. Üzerine yapılan çalışma motifleri sıra altı dekor ile işlendi” şeklinde konuştu.
Biblo bebeklerin rağbet gördüğünü belirten Belleyici, “Biblo bebeklerin tanıtılması en önemlisiydi ve bunun koruma altına alınması isteniyordu. Bunu da tasarımla gerçekleştirdik. Piyasaya sürüldüğünde yoğun talep oldu. Özellikle hediye olarak düşünüldü. Bunu da Azerbaycan’da yaklaşık 30 ürünle gerçekleştirdik. Önemli kişilere hediye edilmek üzere Azerbaycan’a gönderildi. Kısaca ürünlerimizin kimliğiyle bu şekilde tanıtmayı hedefliyoruz. Zaman ayırabilirsek güzel bir şekilde tüm illerimizi de katarak folklorik kıyafetler eşliğinde bunları duyurmayı ve tanıtmaya hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
İhlas Haber Ajansı
