Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu'da devam eden savaşın sadece enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tümünü etkilediğini ifade etti. Petrol fiyatlarındaki artış, Hürmüz Boğazı'ndaki riskler ve gübre tedariğindeki belirsizliklerin maliyet baskısını artırdığını vurgulayan Matlı, “Bu durum, gelecekte gıda fiyatlarında yeni bir artış dalgasına neden olabilir” dedi.

Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji ile sınırlı olmadığını belirten Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektörü üzerindeki yansımalarına dikkat çekti. “Orta Doğu'daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne sirayet ediyor. Türkiye, ithalata dayalı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik çalkantılara daha duyarlı. Enerjideki her dalgalanma, tarlada maliyet artışı, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak kendini göstermekte. Devletimizin bu süreçte sağduyulu bir politika izlemesi, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru teşkil ediyor” şeklinde konuştu.

Hürmüz Boğazı'ndaki artan jeopolitik risklerin, sadece petrol değil, gübre tedarikini de etkilediğini dile getiren Matlı, “Bölgedeki olaylar, üre, amonyak gibi önemli hammaddelere erişimde zorluklara yol açabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen durum, gübre fiyatlarında %20-25 arasında artışa neden oldu. Akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırıyor” dedi.

Üretim dengelerini korumak için atılan adımların önemine değinen Başkan Matlı, “7 Mart'ta yayımlanan kararla üre gübresinde belirli ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan %6,5'lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanması, üreticilerimiz için küçük de olsa moral verici bir destek sunuyor. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin sürdürülmesi için bu tür önlemlerin zamanında alınması ve arz-talep dengesinin korunması kritik önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye'nin gıda ihracatı için Orta Doğu'nun stratejik bir önem taşıdığını hatırlatan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz. Bu hacmin yaklaşık 4 milyar doları Orta Doğu ülkelerine gitmektedir. Özellikle Irak, bu sektördeki en büyük pazarımız konumundadır. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

Bursa Ticaret Borsası olarak süreci kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri dikkatle takip ettiklerini belirten Başkan Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör' yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt' anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı