Sürdürülebilirlikte Kararlılık

22 Nisan Dünya Günü vesilesiyle sürdürülebilirlikte kararlılığını vurgulayan L'Oréal Türkiye, ‘Gelecek İçin L'Oréal' sürdürülebilirlik programı ile bilim ve teknolojiyi gezegenin sınırlarına saygı duyan bir güzellik anlayışı için buluşturuyor.

Bütüncül Yaklaşım

‘Gelecek için L'Oréal' sürdürülebilirlik programı ile sürdürülebilirliği tüm değer zincirine entegre eden L'Oréal, bu süreci bütüncül bir yaklaşımla ele aldığını bir kez daha gösteriyor. Yapılan araştırmalar, her 10 kişiden 6'sının sürdürülebilir bir yaşam sürmek istemesine rağmen bu konuda net bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Bu içgörü ile tüketicilerin farkındalığını artırmaya çalışan L'Oréal Türkiye, su ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerden yeniden doldurulabilir ürünlerine, eko-tasarımdan şeffaf çevresel etiketleme sistemlerine kadar uzanan uygulamalarla tüketicilerin daha bilinçli tercihler yapabilmesini sağlıyor. Küresel inisiyatifleri yerel stratejiyle bir araya getirerek gezegenimizi koruma sorumluluğuyla hareket eden şirket, sürdürülebilir bir dönüşümün parçası olmayı sürdürüyor.

L'Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, “Sürdürülebilirliği bir stratejinin ötesine taşıyarak tüm iş süreçlerimizin temel değeri haline getiriyoruz. ‘Gelecek İçin L'Oréal' sürdürülebilirlik programımızla, gezegenimizin sınırlarına saygı duyan bir güzellik anlayışını bilim ve teknolojinin gücüyle somut bir etkiye dönüştürüyoruz. Sürdürülebilir yaşam konusundaki rehberlik ihtiyacına, sunduğumuz yenilikçi çözümler ve şeffaf bilgilendirme sistemlerimizle yanıt veriyoruz. Tekno-güzellik vizyonumuzla sadece ürünlerimizi değil, güzellik rutinlerinin tamamını gezegenimize değer katan bir deneyime dönüştürüyoruz” dedi.

Tekno-Güzellik İnovasyonları

Yapılan açıklamaya göre şirket, dünya çapında sürdürülebilir çözümler geliştirmek için tekno-güzellik gücünden yararlanmaya devam ediyor. Bu vizyonun güncel örneklerinden biri, CES 2024 İnovasyon Ödülü ile TIME dergisinin ‘Yılın En İyi İcatları' arasında yer alan L'Oréal Professionnel AirLight Pro. Saç kurutma deneyimini yeniden tanımlayan bu cihaz, gelişmiş kızılötesi ışık teknolojisi ile saçı aşırı ısıya maruz bırakmadan hızla kurutuyor. Geleneksel sistemlere göre yüzde 14 daha az enerji tüketimi sağlayarak hem saçı hem de gezegeni koruyor.

Su tasarrufunda önemli bir etki oluşturan inovasyonlardan biri de İsviçreli start-up Gjosa ile geliştirilen L'Oréal Professionnel Water Saver duş başlığı teknolojisi. Patentli bu teknoloji, kuaför salonlarının yıkama alanlarında yüzde 69'a varan su tasarrufu sağlıyor. Bugüne kadar küresel ölçekte 488 milyon litreden fazla su (yaklaşık 195 olimpik yüzme havuzu) ve 31,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağlayan bu çözüm, 172 bin kişinin 1 yıllık TV izleme süresine eşdeğer. Sürdürülebilir güzelliğin profesyonel salonlardaki standardı haline gelen L'Oréal Professionnel Water Saver, Türkiye'de de seçili salonlarda kullanılarak 549 bin 462 litre su ve 35 bin 550 kWh enerji tasarrufu sağlayarak Türkiye'nin sürdürülebilir geleceğine katkıda bulunuyor.

Döngüsel Ekonomi ve Yeniden Doldurulabilir Ürünler

Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na (UNEP) göre yeniden doldurulabilir şişeler ve geri alım sistemleri gibi ‘yeniden kullanım' seçeneklerinin teşvik edilmesi, 2040 yılına kadar plastik kirliliğini yüzde 30 oranında azaltabilir. Şirket, geniş yeniden doldurulabilir (refill) ürün portföyü ile tüketici alışkanlıklarını sürdürülebilir bir gelecek için dönüştürüyor. Cilt bakımından parfüme kadar farklı kategorilerde sunulan bu seçenekler, ambalaj tipine göre plastik ve cam kullanımını yüzde 59 ile yüzde 75 arasında azaltırken, ortalama yüzde 70 daha az ambalaj atığı tüketilmesini sağlıyor. Üstelik bu sürdürülebilir tercih, tüketicilere aynı miktardaki ürüne yüzde 20 ile yüzde 25 arasında değişen bir maliyet avantajı sunuyor. Bu kapsamda L'Oréal ayrıca, 2030 yılına kadar 2019'a kıyasla saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı, ambalaj yoğunluğunu yüzde 20 düşürmeyi ve ambalaj malzemelerinin yarısını geri dönüştürülmüş veya biyobazlı kaynaklardan sağlamayı hedefliyor.

Ambalajda Döngüsel Çözümler

Şirket, bilim ve teknolojiyi odağına alarak sürdürülebilir bir yaşamı desteklemeyi amaçlarken, plastik tüketiminin azaltılmasını öncelikli odak alanlarından biri olarak belirliyor. Geliştirilen döngüsel inovasyon yaklaşımı hem kaynak kullanımını azaltıyor hem de tüketicilere daha çevre dostu seçimler sunuyor. Plastik Geri Dönüştürücüler Derneği (APR) tarafından yapılan analizler, ambalajları sıfırdan üretilen yeni plastikler yerine geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmenin, enerji tüketimini yüzde 79, sera gazı emisyonlarını ise yüzde 67 oranında azalttığını kanıtlıyor.

Kaynak: Haber Kenti // Haber Servisi