Kış Mevsimi ve Hava Sıcaklıkları Enfeksiyon Riskini Artırıyor
Kış mevsimine girilmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimler, vücut dengesini olumsuz etkileyerek enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Uzmanlar, bu dönemde özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekiyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, son zamanlarda SARS-CoV adı verilen Covid-19 enfeksiyonlarının sona erdiğine dair bir algının oluştuğunu ancak vakaların devam ettiğini belirtti. Prof. Dr. Gürdal Yılmaz “Kış mevsimine girdiğimizde hava koşulları bazen karlı, bazen de güneşli olabiliyor. Dolayısıyla hava sıcaklıklarında dalgalanmalar yaşanmakta. Bu dalgalanmalar, vücudumuzun dengesini bozabiliyor. Bu durum, bizi enfeksiyon hastalıklarına daha yatkın hale getiriyor. Özellikle influenza virüsü, norovirüs, RSV virüsü ve SARS ile karşımıza çıkmaktayız. SARS-CoV adı verilen Covid-19 enfeksiyonlarının bittiği düşüncesi var fakat vakalar hala görülüyor” dedi.
Dünyanın pek çok yerinden koronavirüs vakalarının bildirilmekte olduğunu ifade eden Yılmaz, “Kış mevsimi ile birlikte hava değişiklikleri vücuttaki dengeyi etkileyebiliyor. Bu nedenle enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski artmakta. İnfluenza virüsü, norovirüs, RSV virüsü ve SARS ile karşılaşmaktayız. SARS-CoV adı verilen Covid-19 enfeksiyonlarının sona erdiği gibi bir düşünceye sahipseniz, dikkatli olunmalı, çünkü tek tük de olsa vakalar var. Özellikle eşlik eden hastalıkları bulunan bireylerde bu enfeksiyonlar daha ağır seyredebiliyor. İnfluenza da ciddi seyredebilir. Kliniğimize başvuran hastaların neredeyse yarısı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle geliyor. Bunların arasında birkaç çeşit influenza ve ara ara SARS vakası da olabiliyor. Bunun için önlemlerimizi almak zorundayız. Beslenme ve uyku düzenimize dikkat etmeliyiz. Dünyanın birçok yerinden koronavirüs vakaları bildiriliyor. Koronavirüs aşı çalışmaları hâlâ devam etmekte. Risk grubundaki, özellikle kalp ve akciğer hastası olan bireyler için aşılar hayat kurtarıcı nitelikte. Temkinli bir şekilde aşı çalışmaları sürdürülmektedir” ifadelerini kullandı.
10 Kişiden 3-4’ü Öksürüyor
Toplu alanlarda öksürüğün oldukça yaygın hale geldiğine değinen Yılmaz, bir alışveriş merkezinde 10 kişiden en az 3-4’ünün öksürdüğünü belirtti. Yılmaz, “Bir alışveriş merkezine gittiğinizde, 10 kişiden en az 3-4’ünün öksürdüğünü görebilirsiniz. Öksürük bir savunma mekanizmasıdır, ancak balgamı atmaya çalışırken etrafa yayılmasına da neden olabiliyor. Bu durum mikroorganizmaların diğer insanlara bulaşmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle toplu alanlarda daha dikkatli olmalı ve bulaş açısından kendimizi korumalıyız. Öksürük, solunum yollarında herhangi bir durumun göstergesi olabilir. Bu durum, alerjik olabileceği gibi enfeksiyona bağlı da gelişebilir. Ayrıca, geniz akıntısına bağlı olarak da öksürük gözlemlenebilir” şeklinde konuştu.
Toplumda Virüse Karşı Bir Bağışıklık Gelişti
Toplumda virüse karşı bir bağışıklığın oluştuğuna dikkat çeken Yılmaz, “Toplumda virüse karşı bir bağışıklık gelişti. Virüsün önceki dönemlere oranla daha az ölümcül seyrettiği gözlemleniyor. Nasıl ki 2010 yılında görülen Domuz Gribi (H1N1) günümüzde nadir vakalar olarak karşımıza çıkıyorsa, SARS-CoV-2’yi de ilerleyen dönemlerde benzer şekilde göreceğiz. Burada önemli olan, özellikle KOAH, kalp hastalığı ve diyabet gibi eşlik eden rahatsızlıkları olan kişilerin bu enfeksiyonlardan korunmasıdır” diye belirtti.
Bu Dönemde En Sık Solunum Yolu Enfeksiyonları ile Karşılaşıyoruz
Bu dönemde en sık solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşılaştıklarını ifade eden Yılmaz, “Özellikle beslenme ve uyku düzenine çok dikkat edilmelidir. Toplu alanlarda öksüren ve hapşıran kişilerden mümkün olduğunca uzak durulmalı ve en az iki metre mesafe bırakılmalıdır. Hasta olan, öksüren ve hapşıran kişilerin maske takmaları önemlidir. Bu dönemde en sık solunum yolu enfeksiyonları ile karşılaşıyoruz. Özellikle boğaz ağrısı ve öksürük şikayetiyle başvuran hastalar dikkat çekiyor. Geniz akıntısı yaşayan hastalar da sıklıkla görülmektedir. Bu durumlar mevsimin getirdiği hastalıklardır. Geçen seneye göre belirgin bir artış yok diyebiliriz. Geçen yıl da vardı, bu yıl da mevcut” dedi.
İhlas Haber Ajansı
