Kışın başlangıcıyla hava sıcaklıklarındaki dalgalanmalar enfeksiyon riskini artırıyor

4 Dakika Okuma

Kış Mevsimi ve Hava Sıcaklıklarında Değişim

Kış mevsimine geçişle birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimler, vücut dengesini olumsuz yönde etkileyerek enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Uzmanlar, bu dönem içerisinde özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizmektedir.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, son zamanlarda SARS-CoV adı verilen Covid-19 enfeksiyonlarının sona erdiği yönünde bir algı oluştuğunu, ancak vakaların nadir de olsa ortaya çıkmaya devam ettiğini belirtmiştir. Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, “Kış mevsimiyle birlikte hava zaman zaman karlı, zaman zaman güneşli olabiliyor. Bu nedenle hava sıcaklıklarında dalgalanmalar yaşanmaktadır. Bu dalgalanmalarla vücudumuzun dengesi bozulabiliyor. Bu durum, enfeksiyon hastalıklarına karşı daha yatkın hale gelmemize neden oluyor. Özellikle influenza virüsü, norovirüs, RSV virüsü ve SARS ile karşılaşmaktayız. SARS-CoV adı verilen Covid-19 enfeksiyonlarının sona erdiği şeklindeki algı var fakat ara sıra da olsa vakalar görünmektedir” demiştir.

Dünyanın pek çok yerinde koronavirüs vakalarının bildirilmeye devam ettiğine dikkat çeken Yılmaz, “Kış mevsimine girmemizle birlikte hava karlı ya da güneşli olabiliyor. Bu da hava sıcaklıklarında dalgalanmalara yol açıyor. Bu dalgalanmalar vücudumuzun dengesini bozabiliyor, dolayısıyla enfeksiyon hastalıklarına karşı duyarlılığımız artıyor. Özellikle influenza virüsü, norovirüs, RSV virüsü ve SARS ile karşılaşmaktayız. SARS-CoV adı verilen Covid-19 enfeksiyonlarının sona erdiği şeklindeki algı var ama nadiren de olsa vakalar ortaya çıkıyor. Özellikle eşlik eden bir hastalığı olan kişilerde bu enfeksiyonlar daha ağır seyretmektedir. İnfluenza da ağır seyredebiliyor. Kliniğimize başvuran hastaların neredeyse yarısı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle gelmektedir. Bunların birkaçı influenza, bazen de SARS olabilmektedir. Bu duruma dikkat etmemiz gerekiyor. Bu bağlamda önlemlerimizi almak zorundayız. Beslenme ve uyku düzenimize azami özen göstermeliyiz. Dünyanın hemen hemen her yerinden koronavirüs vakaları bildiriliyor. Koronavirüsle ilgili yeni aşı çalışmalarının hâlâ devam ettiğini belirtmek gerekir. Riskli hastalığı olan, özellikle kalp ve akciğer hastalıkları bulunan bireylerde aşılar hayati öneme sahiptir. Aşı çalışmalarının temkinli bir şekilde sürdürülmekte olduğunu ifade edebilirim” diye konuşmuştur.

Toplu Alanlarda Öksürük Durumu

Toplu alanlarda öksürüğün oldukça yaygın hale geldiğini vurgulayan Yılmaz, bir alışveriş merkezinde 10 kişiden en az 3-4’ünün öksürdüğünü kaydederek, “Bir alışveriş merkezine gittiğinizde, 10 kişiden en az 3-4’ünün öksürdüğünü görebilirsiniz. Öksürük, bir savunma mekanizmasıdır fakat balgamı söküp atarken etrafa yayılmasına neden olabiliyor. Bu durum, mikroorganizmaların diğer bireylere bulaşmasını kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle toplu alanlarda daha dikkatli olmalı ve kendimizi bulaşma riskine karşı korumalıyız. Öksürük, solunum yollarındaki herhangi bir durumun göstergesi olabilir. Bu durum alerjik etkenlerden veya enfeksiyona bağlı olarak gelişebilir. Ayrıca geniz akıntısına bağlı öksürük de görülebilmektedir” açıklamasında bulunmuştur.

Toplumda Gelişen Bağışıklık

Toplumda virüse karşı bir bağışıklık geliştiğine dikkat çeken Yılmaz, “Toplumda virüse karşı bir bağışıklık gelişmiştir. Virüsün önceki dönemlere göre daha az ölümcül seyretmesi söz konusudur. Nasıl ki 2010 yılında görülen Domuz Gribi (H1N1) günümüzde yalnızca tek tük vaka olarak karşımıza çıkıyor, SARS-CoV-2’yi de ilerleyen dönemlerde bu şekilde göreceğiz. Burada kritik olan, özellikle KOAH, kalp hastalığı ve diyabet gibi eşlik eden hastalıkları olan bireylerin bu enfeksiyonlardan korunmasıdır” diye belirtmiştir.

Solunum Yolu Enfeksiyonları ve Önlemler

Bu dönemde en çok solunum yolu enfeksiyonları ile karşılaştıklarını ifade eden Yılmaz, “Özellikle beslenmeye ve uyku düzenine çok dikkat edilmelidir. Toplu alanlarda öksüren ve hapşıran kişilerden mümkün olduğunca uzak durulmalı ve en az iki metre mesafe bırakılmalıdır. Hasta olan, öksüren ve hapşıran kişilerin maske takması önemli bir öneridir. Bu dönemde en sık solunum yolu enfeksiyonları ile karşılaşmaktayız. Özellikle boğaz ağrısı ve öksürük şikâyetiyle gelen hastalar dikkat çekiyor. Geniz akıntısı olan hastalar da sıkça görülmektedir. Bunlar mevsimin beraberinde getirdiği hastalıklardır. Geçen yıla göre belirgin bir artış yok, geçen yıl da vardı, bu yıl da var” şeklinde açıklamada bulunmuştur.

(BK-ÖS-Y)

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version