Kayseri’de Arkeoloji Müzesi’nde konservasyon laboratuvarı açıldı

Editör
3 Dakika Okuma
Kayseri’de Arkeoloji Müzesi’nde konservasyon laboratuvarı açıldı

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tarihi ve kültürel mirası koruma ve yaşatma çalışmalarına devam ediyor.

Bir taraftan yeni müzeleri şehre kazandırma çabalarını sürdürürken, diğer taraftan mevcut müzelerde yenileme işlemlerine de hız veren Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Arkeoloji Müzesi’nde konservasyon laboratuvarı kurdu.

Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde kadim kentin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkan Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Kayseri’nin zenginliklerini koruma, yaşatma ve geleceğe taşıma yönündeki faaliyetlerini çeşitlendirerek sürdürüyor.

Bu çerçevede Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından, bir taraftan yeni müzeler şehre kazandırılırken diğer taraftan da mevcut müzelerde yenileme çalışmaları gerçekleştirilmekte. Büyükşehir, şehre değer katacak müze projeleriyle birlikte tarihi ve doğal alanlarda yürütülen arkeolojik ve paleontolojik kazılara da destek veriyor. Bu kazılardan elde edilen çok değerli eserler ise müzelerde sergileniyor.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde tarihi Kayseri Kalesi’nde bulunan Arkeoloji Müzesi içerisinde konservasyon laboratuvarı kurulmuş durumda.

Bu laboratuvarda, şehirdeki müzelerde sergilenen ve periyodik bakım ihtiyacı duyulan eserlerin yanı sıra şehirde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ve acil müdahale gerektiren eserlerin bakım, temizlik ve konservasyon çalışmaları yapılmaya başlandı. Kazılarda ortaya çıkan ve bugüne kadar Nevşehir Bölge Laboratuvarı’na gönderilen eserler artık bu laboratuvarda koruma altına alınıyor. Ayrıca laboratuvarın çalışmalarıyla sergide ve depoda yer alan eserlerin deformasyonlarının önlenerek gelecek nesillere daha sağlıklı bir biçimde ulaşması hedefleniyor.

Laboratuvarın çalışma süreçleriyle ilgili bilgiler veren Konservasyon Uzmanı Sibel Çetinkaya, koruma ve onarım uygulamalarında öncelikli yaklaşımın teşhis olduğunu belirterek, “Teşhisi gerçekleştirebilmek için ön inceleme, analizler, testler ve mikroskobik görüntüler gibi çalışmalar yapıyoruz.” dedi.

Teşhislerin, sorun tespitine temel oluşturduğunu ifade eden Çetinkaya, “Eserlerimizdeki problemleri, bozulmalarına neden olan korozyon ürünleri ya da diğer eserler için farklı bozulma türlerini tespit ettikten sonra en uygun müdahale yöntemine ve bu müdahaledeki malzemelere karar veriyoruz.” şeklinde konuştu.

Konservasyon sürecinin titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Çetinkaya, geri dönüşü olmayan işlemler yaptıklarını belirterek, “Çünkü yaptığımız işlemin bir şekilde geri dönüşü yoktur.” ifadesini kullandı.

Halk arasında temizlik olarak bilinen bu durumun kendileri için son derece önemli bir aşama olduğunu vurgulayan Çetinkaya, “Neyi temizlediğimizi bilmemiz gerekir. Temizlediğimiz şey eserin kendisi mi, üzerindeki korozyon tabakaları ya da bozulmaları mıdır? Bu unsurlar konservasyon uygulamasında önem arz etmektedir.” sözleriyle süreci özetledi.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş