Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği’nden Aytaş Asmasu Şelalesi’ne Doğa Yürüyüşü
Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği tarafından Trabzon’un Araklı ilçesindeki Aytaş Asmasu Şelalesi’ne doğa yürüyüşü ve gezi programı düzenlendi.
10 km’lik doğa yürüyüşü 5 saatte tamamlanırken, doğa severler yürüyüşten büyük keyif aldıklarını ifade ettiler.
Yürüyüş ile ilgili bilgiler veren Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, “Trabzon’un Araklı ilçesi Karadere Vadisi’nin önemli doğa güzelliği ile ön plana çıkan ve Aytaş Asmasu Şelalesi ile de son yıllarda Trabzon doğa turizminin gözde yerlerinden biri olan bölgeye bir gezi düzenledik. Asmasu’dan başlayarak köyün içine yürüyerek gezme imkânı elde ettik. Bölge, daha önceki yıllarda geziler düzenlediğimiz özellikle doğa yürüyüşü için çok özel bir coğrafya. Kara meşe ormanları, mezra alanı ve köye giderken tarihi taş duvarlı mahalleleri, insan emeğiyle oluşturulmuş tarihi bahçeleri ile birlikte özgür bir alan, çok muhteşem bir doğa yürüyüş rotasına ev sahipliği yapıyor. Bu alan, 10 kilometre uzunluğuyla muhtemelen Trabzon’un en güzel orman içi doğa yürüyüş yollarından biriydi. Aynı zamanda Asmasu Şelalesi de 120 metre yüksekliği ile bölgenin görsel olarak en etkileyici ve yıl boyunca 12 ay aktif suya sahip önemli bir şelalesidir. Araklı, Trabzon’un nitelikli yüksek şelaleler açısından en zengin bölgesi konumundadır” dedi.
Şelalenin Çevresine Müdahale Edilmemesi Gerekiyor
“Asmasu gibi dört tane daha farklı bölgede yine şelaleler var ama bunların en yakın ve en bilineni Asmasu Şelalesi” diyen Erüz, “Asmasu Şelalesi ile Çatak mevkii arasında turizm amaçlı bir yol genişletme çalışması gerçekleştirilmiş ancak uygulanan çalışma doğaya saygılı bir yaklaşım sergilemediği için yolun üst kotunda yarmalarla, yolun hemen altında ise dolgularla birlikte ağaçların yıkılmasına ve yamaçta ilerleyen dönemlerde akmalara neden olacak bir yapı ortaya çıkardı. Doğa turizminde yolun geniş olması değil, olabildiğince dar ama nitelikli doğa ile iç içe, yarmalarla kendini göstermeyen, üst ve alt kotuyla uyumlu bir şekilde dizayn edilmesi tercih edilir. Dar olması değil, mümkünse bakımlı olması yeterlidir; asfalt olması gerekli değildir. Gideceğimiz destinasyon, göreceğimiz tarihi mekâna araçla gitmek gibi bir algı oluşturulmuş, bu yanlış. Çünkü araçla dibine kadar gittiğiniz yeri bir süre sonra tüketirsiniz, bozarsınız, kirletirsiniz. Bölgedeki birçok alanda da bunu gözlemliyoruz. Bu tür alanlarda yol çalışması yapılırken mutlaka Jeoloji Mühendisleri Odası ve diğer ilgili uzmanlardan görüş alınması önemlidir. Yanlış planlanan yol çalışması, Asmasu Şelalesi yamaçlarında büyük heyelanlara, akmalara ve bozulmalara neden olabilir. Yamaçlara asla dokunulmamalı ve oraya bir şey yapılacaksa ahşap yollarla gidilmelidir; kesinlikle makineli müdahaleden kaçınılması gerekmektedir, aksi halde Asmasu Şelalesi’ni kaybederiz” şeklinde konuştu.
İhlas Haber Ajansı