İzmir’deki akaryakıt istasyonu sahibi dolandırıcılık girişimiyle karşılaştı, savcılığa başvurdu.

Editör
5 Dakika Okuma

İzmir’de akaryakıt istasyonu sahibi Sevgül Tatlıdere, 19 milyon TL’ye satılığa çıkardığı istasyonu alma bahanesiyle iletişime geçen şahıslar tarafından sahte senetle dolandırılmaya çalışıldı. Satış bedeli kadar düzenlenen sahte senedin icra tebligatını görünce neye uğradığını şaşıran Tatlıdere, Amerika seyahatini iptal ederek soluğu savcılıkta aldı.

Edinilen bilgilere göre, akaryakıt istasyonu sahibi Sevgül Tatlıdere, işletmesini satmaya karar verdi. Süreci yönetmesi için eşi Şahin Tatlıdere devreye girdi. Şahin Tatlıdere, daha önce birlikte çalıştığı emlakçısına durumu bildirerek satış için girişimlerde bulundu. İstasyon, 4 Aralık günü satış için ilana verildi. İlanın yayınlanmasından sadece bir gün sonra, 5 Aralık günü Sevgül Tatlıdere’yi arayan bir şahıs, akaryakıt istasyonunu satın almak istediğini belirtti. Sevgül Tatlıdere, görüşmelerin yürütülmesi için alıcıyı eşi Şahin Tatlıdere’ye yönlendirdi. Bu süreçte alıcı olduğu iddia edilen N.U. isimli şahıs, Şahin Tatlıdere ile irtibata geçti. İstenilen bedel olan 19 milyon TL’nin hazır olduğunu belirten N.U., Tatlıdere çiftini satış işlemleri için ofislerine davet etti. Çift, burada beklemedikleri bir durumla karşılaştı. Alıcı N.U., son anda satışı iptal ettiğini ve gelmeyeceğini bildirdi, bu nedenle satış gerçekleşmedi.

İcra tebligatı

Ancak olayın asıl yüzü günler sonra ortaya çıktı. Sevgül Tatlıdere, evine gelen bir icra tebligatı ile hayatının şokunu yaşadı. Eline ulaşan evrakı incelediğinde, istasyonun satış bedeli olan 19 milyon TL değerinde bir kambiyo senedi (bono) düzenlendiğini gördü. Senette kendi kişisel bilgilerinin yer aldığını ve imzasının taklit edildiğini fark eden kadın, dolandırıcıların hedefi olduğunu anladı. Büyük bir hayrete düşen ve neye uğradığını şaşıran Sevgül Tatlıdere, daha önceden planladığı Amerika seyahatini apar topar iptal etti. Vakit kaybetmeden savcılığa giden Tatlıdere, evrakın tamamen sahte olduğunu belirterek şikayetçi oldu. Bu işin organize bir çete tarafından planlandığını öne süren talihsiz kadın, sorumluların cezalandırılmasını istedi.

“Numaramı tapudan aldığını söyledi”

Ayın 4’ünde eşinin benzin istasyonunu satılık olarak emlakçıya verme talimatı verdiğini, hemen ertesi gün tanımadığı bir şahıs tarafından arandığını belirten Sevgül Tatlıdere, “Telefondaki kişi bana ‘Benzin istasyonunu alıyorum, ciddi bir müşteriyim, 19 milyon olursa alacağım’ dedi. Ben de emlakçıdan ilgilenmediğimi, henüz tabela bile asılmadığını söyleyip numaramı nereden bulduğunu sorduğumda tapu dairesinden aldığını belirtti. Kendisine beni rahatsız etmemesini, bu işle eşimin ve emlakçımızın ilgilendiğini söylediğim halde üç gün sonra tekrar aynı konuşmalarla arandım. Durumu eşime bildirdim. Şahıs ayın 10’u için ‘gelin, aramızda senet yapacağız’ dedi fakat ciddiye almadım. Ayın 10’unda eşimin yazıhanesine gittiğimde beni arayıp ‘Ben vazgeçtim, sizin emlakçınız işimi bozuyor’ dedi. Ben de ‘Terbiyesizlik yapıyorsunuz, beni buraya niye getirdiniz?’ diye tepki gösterince yüzüme telefonu kapattı ve bir daha kendisine ulaşılamadı” dedi.

“Şahısları tanımıyorum”

Olayın üzerinden iki hafta geçtiğini ve ay sonunda Amerika’ya gidecekken biletini Ocak başına ertelediğini ifade eden Tatlıdere, “Ayın 2’sinde evime bir icra takibi geldi. İlk başta 19 bin TL sandığımız tutarın, avukatımın kontrolüyle 19 milyon TL olduğunu öğrenince şok geçirdik ve bunun benzin istasyonu mevzusuyla alakalı olduğunu anladım. İcrayı yapan kişinin kendini Uzay Uzunoğlu olarak tanıtan ancak gerçek isminin N.U. olduğu, dosyada alacaklı olarak ise bir kadının göründüğü ortaya çıktı. Ben bu şahısları hiç görmedim, hiç konuşmadım ve tanımıyorum. Hiçbir yere imza atmadım; belki kargo gibi yollarla imzam alınmış olabilir ama bilgim yok. Yaşadığım şokun tarifi yok, başıma böyle bir şeyin nasıl geldiğine inanamıyorum ve günlerdir bununla uğraşıyorum” ifadelerini kullandı.

Zamanlama dikkat çekti

Sahte olarak düzenlenen bir senet üzerinde müvekkilleri Sevgül Tatlıdere’nin imzasının taklit edildiğini ve örgütlü hareket ettiğini düşündükleri şüphelilerin, icra takibi başlatarak ödeme emrini müvekkillerinin Amerika’ya gideceği tarihe denk getirmeye çalıştıklarını belirten Avukat Mahmut Dağhan, “Ödeme emri süreçleri tebligat yoluyla işlediği için yasal sürelerin kaçırılması halinde takip kesinleşmekte, banka hesaplarına bloke konulabilmekte ve taşınmazların haczedilerek satışına kadar gidilebilmektedir. Şüpheliler, müvekkillerimizin yurt dışında olacağı zamanı kollayarak bu süreci oldubittiye getirmek istemişlerdir. Ancak müvekkillerimizin seyahati ertelemesi üzerine tebligat, evde bulundukları sırada alınmış, bu sayede durum erkenden fark edilerek hem cezai yönden suç duyurusunda bulunulmuş hem de gerekli hukuki başvurular yapılarak süreç başlatılmıştır” diye ekledi.

Kurye ve imza uyarısı

Olayın oluş şeklinin açığa atılan imzanın hileyle alınması ve sonradan bilgisayar ortamında senede dönüştürülmesi ihtimallerini barındırdığını vurgulayan Dağhan, özellikle kurye aracılığıyla alınan imzaların büyük risk oluşturduğuna dikkat çekerek, “Müvekkilimizin rızası ihlal edilerek başlatılan bu takip, hem cezai soruşturmayı gerektirmekte hem de icra takibinin iptaliyle sonuçlanabilecek niteliktedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle kargo teslimatları telefona gelen kodla yapılabilirken, resmi bir makam söz konusu olmadıkça ve kimliği net olmayan kişiler aracılığıyla getirilen evraklara imza atılmaması büyük önem taşımaktadır. Aksi halde vatandaşlar bu tür organize dolandırıcılıkların mağduru olabilirler” sözlerini kullandı.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş