Salı günü tablonun biraz değişmesi bekleniyor. Yağmur ihtimali yüzde 10'a gerilerken sıcaklık 15 dereceye tırmanıyor. İstanbul'lular için bu küçük fark bile büyük bir nefes anlamına geliyor; kıyı semtlerinde öğle saatlerinde güneş yüzünü gösterirse Boğaz kenarlarının dolması işten bile değil. Çarşamba ise haftanın en iyi günü olmaya aday: 16 dereceyle hafifçe ısınan hava, yüzde 25 yağmur ihtimaliyle görece sakin geçecek. Bahar yürüyüşü planları için en uygun pencere bu gün gibi görünüyor.
Ne var ki İstanbul havası uzun süre iyi niyetli kalmıyor. Perşembe yağmur ihtimali tekrar yüzde 65'e yükseliyor. Şehir, sanki iki adım ileri bir adım geri oynamak için özel bir yeteneğe sahipmiş gibi.
Salı (31 Mart): Haftanın en iyi günü. Yağmur ihtimali yüzde 10'a geriliyor, sıcaklık 15 dereceye çıkıyor. Hafif açık, nispeten rahat bir gün.
Çarşamba (1 Nisan): Haftanın en sıcak günü. 16 derece ile biraz daha ılık, yağmur ihtimali yüzde 25. Dışarı çıkmak için iyi bir pencere.
Perşembe (2 Nisan): Yağmur geri dönüyor. Sıcaklık 15 derecede kalırken yağmur ihtimali yüzde 65'e yükseliyor. Yine şemsiye şart.
Cuma (3 Nisan): Hafta sonu öncesi görece sakin. 15 derece, yağmur ihtimali yüzde 20. Bulutlu ama kuru geçmesi bekleniyor.
Kısaca: Salı ve Çarşamba dışarı çıkmak için en uygun günler. Pazartesi ve Perşembe yağmurlu, hafta geneli serin ve bahar öncesi kararsız bir hava hakim.
İstanbul havası neden bu kadar kararsız?
Coğrafya burada belirleyici. İstanbul, Karadeniz ile Marmara arasında sıkışmış, üstelik hem kıta iklimine hem de Akdeniz iklimine komşu bir kentte yaşıyor. Bu konum, şehre yıl boyunca beklenmedik hava değişimleri getiriyor. Mart ve Nisan ayları bu geçiş döneminin en dramatik sahnelerini barındırıyor: sabah güneşli, öğleden sonra sağanak, akşam yeniden açık gökyüzü. Meteorolojistlerin "geçiş mevsimi kararsızlığı" dediği bu tablo, İstanbullu için alışılmış bir hayat ritmine dönüşmüş durumda.
Şehrin eski sakinleri şunu iyi bilir: İstanbul'da bahar, takvimle değil havayı koklayarak anlaşılır. Erguvanların patlaması, Adalar vapurlarının dolup taşması, Belgrad Ormanı'nda mangal dumanının yükselmesi... Bunlar termometreden çok daha güvenilir bahar habercileridir. Bu işaretler henüz tam anlamıyla gelmemiş olsa da haftanın ortasındaki ılık pencere, şehrin o özlenen renge bürünmesi için küçük bir ipucu sunuyor.
Bugün ne giyilmeli, ne yapılmalı?
Sabah çıkışlarında mont ve şemsiye şart. Özellikle Avrupa yakasında rüzgarın etkisiyle hissedilen sıcaklık daha da düşebilir. Salı ve çarşamba günleri için hafif mont veya kalın hırka yeterli olacak; ama Perşembe'yi akıldan çıkarmamak gerek. Hafta sonu planı yapanlar için iyi haber: Cuma günü yağmur ihtimali yüzde 20'ye inerken sıcaklık 14-15 derece bandında kalıyor.
İstanbul'un hava durumu her zaman bir hikaye anlatır. Bazen Boğaz'dan esen lodos şehri ısıtır, bazen Karadeniz'den inen poyraz insanları evlerine kapatır. Bu hafta poyrazın ağır bastığı, ama cumartesiye doğru lodesle el sıkışacağı görünüyor. Şehir her hava koşulunda kendine has güzelliğini koruyor; sağanak altında Galata Köprüsü'nün silueti, siste kaybolan Kız Kulesi, yağmurda parlayan taş sokaklar... İstanbul çirkin bir günü bile şık geçirmeyi biliyor.





