15 Mart 2026 Pazar sabahı İsrail'de siyasi ve hukuki boyutları olan bir olay kamuoyunun gündemine düştü. Yerleşim ve Ulusal Misyonlar Bakanı Orit Strock, Facebook hesabından yaptığı açıklamada kızı Shoshana'nın hayatını kaybettiğini duyurdu
"Kırık bir yürekle sevgili kızımız Shoshana'nın vefatını bildiriyorum" ifadelerini kullanan Strock'un açıklamasının ardından polis, ölüme ilişkin soruşturma başlattı.
Nerede, Nasıl Bulundu?
Shoshana Strock, Kuzey İsrail'de Safed yakınlarındaki Moshav Amirim'de bir evde hareketsiz bulundu. Olay yerine gelen kurtarma ekipleri, yapılan müdahalelere karşın Shoshana'yı hayata döndüremedi ve olay yerinde ölümünü tespit etti.
Magen David Adom (İsrail Kızılay'ı) ekipleri olay yerine intikal ettiğinde Shoshana'yı nabızsız ve nefessiz buldu. Uzun süreli resüsitasyon girişimlerinin ardından ekipler ölümü yerinde tespit etmek zorunda kaldı.
Ölümün koşulları belirsizliğini korumakta olup polis soruşturma başlattı.
Arka Plan: Bir Yıldır Süren İddialar ve Yasal Süreç
Shoshana Strock'un ölümü, yaklaşık bir yıldır devam eden ve İsrail'de yayın yasağıyla örtbas edilmeye çalışılan ağır iddialar zemininde yaşandı.
Nisan 2025'te Shoshana, İtalya'da bulunduğu sırada polise başvurarak hem annesini hem babasını hem de bir erkek kardeşini çocukluk döneminde cinsel istismarda bulunmakla suçladı. Daha sonra İsrail'e dönerek İsrail polisine de şikâyette bulundu. Soruşturma, İsrail'in ağır suç ve yolsuzlukla mücadele birimi Lahav 433 tarafından yürütüldü; ancak mahkeme kararıyla yayın yasağı getirildi. Bu nedenle İsrailli medya kuruluşları, soruşturmanın Bakan Strock ile ilgili olduğunu bile yayımlayamadı.
Shoshana, Nisan 2025'te polise verdiği ifadede "çocukken hem annem hem babam hem de erkek kardeşlerimden biri tarafından cinsel istismara uğradım" dedi. Şikâyet sonradan İtalya'dan İsrail polisine de iletildi.
Shoshana, sosyal medya paylaşımlarında iddialarını kamuoyuyla bizzat paylaştı. Şubat 2026'da yayımladığı bir videoda "İki buçuk yaşımdan itibaren ebeveynlerim beni pedofil törenlere götürdü; uyuşturucu, hipnoz ve cinsel istismar aracılığıyla programlandım ve koşullandırıldım" dedi.
Aile ise daha önce Shoshana'nın ruh sağlığı sorunları yaşadığını açıklamıştı.
Yayın Yasağı ve Uluslararası Yankı
Dava, İsrail'de basın özgürlüğü tartışmalarının da odağına girdi.
Dava üzerine İsrail mahkemesince yayın yasağı getirildi; bu durum yerli medyanın iddiaların ayrıntılarını ya da bunların bir bakana yönelik olduğunu dahi yayımlayamaması anlamına geldi. Eleştirmenler bu kararın, normalde kamuoyuyla paylaşılabilecek nitelikteki ağır suçlamaların devlet yetkilisi söz konusu olduğunda önlenmesi için kullanıldığını öne sürdü.
Shoshana ise bu tabloya ilişkin çarpıcı bir uyarıda bulunmuştu: "Milletvekilleri, hahamlar, güçlü insanlar… Eğer intihar ettiğimi söylerlerse — inanmayın" demişti.
Gazeteciler: "İddialar için Temel Yok"
Shoshana'nın ölümünün ardından İsrail'de dava yeniden alevlendi. Bazı çevreler sosyal medyada bakan ailesini doğrudan suçlarken, gazeteciler farklı bir değerlendirme ortaya koydu.
İsrailli gazeteci Yair Sherki, kendisi ve meslektaşlarınca yürütülen kapsamlı bir gazetecilik araştırması sonucunda iddialar için herhangi bir temel bulamadıklarını açıkladı. "Makul şüphe son derece zayıf, hatta yok denecek kadar az" dedi. Aynı zamanda annenin acısının gerçek olduğunu ve siyasi bir performansın çok ötesinde bulunduğunu vurguladı.
Soruşturma Devam Ediyor
Times of Israel'in haberine göre ilk bulgular, ölümde suç şüphesi bulunmadığına işaret ediyor. Bununla birlikte polis soruşturması resmi olarak sürmekte; kesin ölüm nedeni henüz açıklanmamış durumda.
Davanın kamuoyunda yarattığı yankı ve siyasi boyutlar, İsrail gündeminde tartışmayı canlı tutmaya devam ediyor. Bir yandan acı içindeki bir ailenin yasını tutan kamuoyu, öte yandan mahkemece kanıtlanmamış ağır iddialar ve şeffaflığını yitirmiş bir soruşturmayla yüzleşmek zorunda kalıyor.
Editoryal not: Bu haberde yer alan cinsel istismar iddiaları, Shoshana Strock'un sosyal medya paylaşımlarına ve polis şikâyetlerine dayanmaktadır. Söz konusu iddialar mahkemece henüz kanıtlanmamış olup hiçbir kişi bu konuda yargılanmamış ya da mahkûm edilmemiştir. Ölümün koşulları soruşturma kapsamındadır.




