İşçi ve memur konfederasyonlarının genel başkan ve yöneticileri, dijital dönüşümün çalışma hayatındaki yansımalarını değerlendirdi.
Yetkililer, dijitalleşmenin doğru yönetilmemesi halinde sosyal adaletsizlikleri derinleştirip, çalışma yaşamında yeni eşitsizlikler ve güvencesiz çalışma biçimlerine yol açabileceğini vurguladı.
14. Çalışma Meclisi açıldı
14. Çalışma Meclisi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm” teması altında ATO Congresium’da gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm”, “Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri” ve “Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri” başlıklı oturumlara geçildi. Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) Genel Başkanı Önder Kahveci, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ oturumunda birer konuşma yaptı.
Dijital dönüşüm kamu hizmetlerinde etkili
Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, dijital dönüşümün yalnızca özel sektörde değil, kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinde de güçlü bir biçimde hissedildiğini ifade etti. Yalçın, bilişim sistemleri ve e-uygulamalarla kamu hizmetlerinin hızlandığını, hizmet kalitesi ve çeşitliliğinin arttığını belirtti.
30 milyon çalışan bir araya getirildi
Yetkili konfederasyon olarak kamu görevlilerinin bu dönüşümden olumsuz etkilenmemesi için çalışmalara devam ettiklerini vurgulayan Yalçın, emeğin küresel bir mesele olduğu anlayışıyla öncülüğünü yaptıkları Uluslararası Emek Konfederasyonu (ILC) çatısı altında 25 ülkeden yaklaşık 30 milyon çalışanı bir araya getirdiklerini söyledi. Dijital dönüşümün yeni meslekler oluştururken, bazı mesleklerin de ortadan kalkmasına yol açabileceğini dile getiren Yalçın, uzaktan ve esnek çalışma modelleriyle birlikte çalışma ortamı, iş yeri, mobbing ve iş kazası kavramlarının hukuki niteliğinin değiştiğine dikkat çekti. Yalçın, asıl meselenin dijitalleşmeye yön vermek olduğunu ifade ederek, “Dijital dönüşümün nasıl, kimin için ve hangi değerlerle yönetileceği meselesi önem arz ediyor. Çünkü dijitalleşmeyle çalışanların hakları, sendikal yapılar ve kurumsal yönetim anlayışları yeniden şekilleniyor. Çalışanların algoritmalarının yalnızca performansa indirilmesi, hem bir emek temsilcisi hem de bir insan olarak kabul edilebilecek bir husus değildir” dedi.
Çalışma Meclisi Türk ve Türkiye yüzyılına katkı sağlayacak
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 14. Çalışma Meclisi toplantısının Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşüne katkıda bulunacağına inandığını belirtti. Kahveci, insanlığın en kapsamlı dönüşümü ile karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, “İçinde bulunduğumuz bu süreç doğru yönetilmezse sosyal adaletsizlikleri derinleştiren, istihdamı daraltan ve toplumları yeni kırılganlıklara sürükleyen sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Dönüşüm sürecinin teknolojik ve sosyoekonomik adaletsizliklere yol açmaması, üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biridir” ifadelerini kullandı.
Sosyal devlet sorumluluğu korunmalı
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ise, Türkiye endüstri ilişkiler sisteminin en temel sosyal diyalog mekanizmalarından biri olan ve 2010’da anayasal kurum haline getirilen Ekonomik ve Sosyal Konsey’in 2009’dan bu yana toplanamadığını eleştirdi. Türkiye’nin endüstri ilişkiler sisteminde sosyal diyalog mekanizmalarını kullanmada yetersiz kaldığını belirten Arslan, bu mekanizmaların işletilmesini istediklerini söyledi. Arslan, yeni çalışma biçimlerinin getirdiği zorunluluklar ve fırsatları değerlendirirken sosyal devlet sorumluluğundan uzaklaşmamak gerektiğini dile getirdi. Dijital dönüşüm sürecinde sosyal boyutun ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, sosyal devlet ilkesine dikkat çekerek, “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlettir. Sosyal devlet, güçlü karşısında zayıfın yanında duran devlettir. Devlet, işçi-işveren ilişkilerinde tarafsız bir hakem değildir, zayıfı korumakla yükümlüdür” dedi.
Dijital dönüşüm çalışanların yararına olmalı
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ise dijitalleşmenin ‘doğru politikalarla yönlendirilmediği takdirde çalışma yaşamında yeni eşitsizliklere ve güvencesiz çalışma biçimlerine yol açabileceğini savundu. Ağar, çalışma hayatını derinden etkileyen başlıklardan birinin dijitalleşme olduğunu belirterek, “Biz sendikalar dijitalleşmeye karşı değiliz. Aksine dijital gelişmenin toplumsal refahı artıracak şekilde kullanılmasından yanayız. Dijital dönüşüm, çalışanların aleyhine değil, onların yararına işleyecek şekilde planlanmalıdır. Uzaktan ve esnek çalışma modelleri açık kurallara bağlanmalı, mesai ile dinlenme süreleri net biçimde ayrılmalı, çalışanlar yalnızca izlenen değil, alınan kararlarda söz hakkı bulunan taraflar haline getirilmelidir. Dijital dönüşümün gerektirdiği yeni beceriler ve eğitim ihtiyaçları ortaya çıktığında bunun maliyetinin çalışana yüklenmesi kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, dijitalleşme ve kayıt dışı istihdamın yanı sıra vergi sisteminde adaletin sağlanması, iş sağlığı ve güvenliği, zorunlu arabuluculuk uygulaması ve kıdem tazminatı gibi konularda da düzenleme getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Ağar, “Çalışma hayatında yaşanan tüm bu sorunlar ertelenemez. Emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı, dijitalleşmenin düzenlenmediği ve sendikal özgürlüklerin güçlendirilmediği bir ortamda kalıcı toplumsal refahın tesis edilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
İhlas Haber Ajansı





