İran Dışişleri Bakanı Arakçi’den BM Genel Sekreteri’ne Mektup
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e İran’da meydana gelen son olaylara ilişkin Tahran yönetiminin tutumuna dair bir mektup gönderdi. Mektubunda, İran vatandaşlarının 9-10 Ocak tarihleri arasında ülke genelinde terör örgütü DEAŞ benzeri, terörist ve şiddet içeren eylemlere maruz kaldığını açıkladı.
Protestolar Silahlı Ayaklanmalara Dönüştürüldü
Ekonomik sorunlara dair 28 Aralık’ta başlayan barışçıl protestoları hatırlatan Arakçi, “Protestolar, terörist unsurlar tarafından istismar edilerek silahlı ayaklanmalara dönüştürülmüştür. İnsanların başlarının kesilmesi ve canlı canlı yakılması, kolluk kuvvetleri ile sivillere yönelik şiddet, ateşli silahların kullanımı ve ambulanslar, itfaiye araçları, sağlık merkezleri, konutlar ile dini mekanların yakılması, barışçıl protestoların önceden eğitilmiş terörist unsurlar tarafından suistimal edildiğini göstermektedir. Olaylarda çok sayıda kolluk görevlisi hayatını kaybetmiş veya yaralanmış, güvenlik güçleri arasındaki yüksek yaralı sayısı hem itidali hem de terörist şiddetin boyutunu ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Hukukun İhlali
Arakçi, ABD’li yetkililerin İran’da şiddet ve terör eylemlerini doğrudan teşvik eden ve “sorumsuz ve provokatif” olarak nitelendirdiği açıklamalara dikkat çekerek, “Bu tür tutumlar, uluslararası hukuka açık bir saygısızlık niteliği taşımakta ve güç kullanma tehdidinin sürekli olarak dile getirilmesi yoluyla terörizmi teşvik etmeyi, şiddeti körüklemeyi ve diğer devletlerin iç işlerine müdahaleyi yasaklayan uluslararası hukukun temel ilkeleri ile BM Şartı’nın hükümlerini açıkça ihlal etmektedir. ABD’nin eski Dışişleri Bakanı’nın, İsrail rejimine bağlı Mossad unsurlarının olaylara karışanlar arasında bulunduğunu açıkça kabul etmesi ise Siyonist rejimin söz konusu terörist şiddet eylemlerine müdahalesinin net bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir” dedi.
ABD’nin İnsan Hakları Söylemi Aldatıcı
Mektubunda, ABD’li yetkililerin barışçıl protestoları siyasi hedefler doğrultusunda istismar ederek İran vatandaşlarının hayatını tehlikeye attığının, ABD’nin İran’a yönelik ekonomik yaptırım politikalarıyla örtüştüğünü ve mevcut şartların oluşmasına zemin hazırladığını kaydeden Arakçi, bu bağlamda, ABD’nin İran halkının insan haklarını desteklediğine yönelik iddialarının “aldatıcı ve utanç verici” olduğunu ifade etti. Arakçi, 12 Ocak’ta İran genelinde düzenlenen geniş katılımlı yürüyüşlerin, halkın dış müdahalelere karşı tutumunu ve ulusal birlik, hukuk ve kamu düzenine verdiği desteği açık biçimde ortaya koyduğunu vurguladı. İran’ın vatandaşlarının barışçıl toplanma hakkına ilişkin insan hakları yükümlülüklerinin bilincinde olduğunu belirten Arakçi, yaşanan olaylar sırasında azami itidal gösterildiğini, buna rağmen kamu düzeni ve ulusal güvenliği sağlama sorumluluğunun da kararlılıkla yerine getirildiğini ifade etti. Arakçi, son olarak İran’ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve ulusal çıkarlarına karşı gerçekleştirilen tüm terör eylemleri ile tahrik edici dış müdahalelerin açık biçimde kınanması ve reddedilmesi çağrısında bulundu.
İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Nasırzade Açıklamalarda Bulundu
İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Aziz Nasırzade, yabancı ülkelerin askeri ataşeleriyle bir araya gelerek ülkede yaşanan son gelişmelere dair bilgi verdi. Nasırzade, ABD ve İsrail’in ülkedeki son olaylarda “terör örgütlerine” destek verdiğini belirterek, “ABD ve İsrail rejimi ile bazı müttefiklerinin İran’daki ayrılıkçı grupları desteklediğini ve onlar için başka bir ülkede karargah kurarak mali ve lojistik destek sağladıklarını biliyoruz” dedi. İran’a yönelik ABD’nin bölünme planları bulunduğunu ifade eden Nasırzade, “ABD ve İsrail destekli ayrılıkçı terör örgütlerine kendi anayasalarını yazmak için planlamalar yapıldı. Bölgedeki bir ülkede İran’da kargaşa çıkarmak için ortak toplantılar düzenlediklerine dair istihbarat bilgilerimiz var. Bu toplantılarda ABD ve bazı Batılı ülkelerin istihbarat servisleri, bütçeyi artırmak için kendi özel planlarını dahi sundular” diye konuştu.
Şiddet Eylemleri İçin Para İddiası
Ülke içerisindeki şiddet eylemlerinde protestoculara mali destek aktarıldığını belirten Nasırzade, “Bazı eylemciler yurtdışından mali destek aldıklarını itiraf ettiler. Bir kişiyi öldürmek 3 bin 500 dolar, bir aracı yakmak bin 400 dolar, polis karakolu hedef almak 550 dolar ve her türlü taciz eylemi için ise 100 dolar ödeme yapıldığı belirlendi” ifadelerini kullandı.
İhlas Haber Ajansı
