HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Gazze, İran ve Lübnan'da sivilleri hedef alan saldırılarla ilgili açıklamalarda bulundu. Arslan, “Siyonist İsrail ve emperyalist ABD'nin bu bölgelerdeki sivillere yönelik gerçekleştirdiği saldırıları, özellikle okullara yapılan bombardımanları en güçlü şekilde kınıyoruz. Bu saldırılar, çocukların, kadınların ve masum insanların hayatını kaybetmesine yol açmakta ve uluslararası hukukun, insan haklarının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Savaşın en ağır yükü her zaman sivil halka düşmektedir; Gazze, İran ve Lübnan'da bombaların gölgesinde yaşamaya çalışan çocuklar, kadınlar ve yaşlılar, savaşın acı gerçeğiyle her gün yüz yüze gelmektedir. Yıkılan evler, terk edilen şehirler ve kaybedilen masum hayatlar, savaşın insanlık için yarattığı büyük felaketi tekrar gözler önüne sermektedir. Özellikle eğitim kurumlarının hedef alınması, savaş hukukunun ihlali ve insanlık değerlerinin çiğnenmesi anlamına gelmektedir. Okulların, hastanelerin ve sivillerin sığındığı alanların hedef alınması asla kabul edilemez. Çocukların yaşamını kaybettiği bir vahşet, insanlığın ortak vicdanında yer bulamaz. Tırmanan bu saldırılar sadece Gazze, İran ve Lübnan halkını değil, tüm Ortadoğu'yu büyük bir çatışma ve istikrarsızlık tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan bu saldırılar, insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak kaydedilecektir. Ortadoğu'da yanan ateş, tüm insanlığın vicdanını etkilemekte ve dünyayı sarıp sarmalamaktadır. Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun bu saldırılara karşı sessiz kalması kabul edilemez. Bu saldırılar karşısında sessiz kalanlar, tarih önünde hesap verecektir. Kalıcı barışın sağlanması; işgal, saldırı ve güç politikalarıyla değil, demokrasi, adalet ve uluslararası hukuka saygı temelinde mümkündür. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, Gazze, İran ve Lübnan'daki tüm sivillere yönelik saldırıları şiddetle kınıyor, savaşların sona ermesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için uluslararası toplumu açık ve kararlı bir tutum almaya davet ediyoruz. Mazlumların yanında, zalimlerin karşısında durmayı ve insan onurunu, adaleti, barışı savunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.




