Bel ağrısı, toplumda sık rastlanan bir sağlık sorunu olmasına rağmen, her ağrının kaynağı bel fıtığı ya da kas problemleri değildir. Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şenol Kobak, bel ağrısının doğru teşhis edilmesinin tedavi sürecinde kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Mekanik bel ağrılarında genellikle hareket ile artış gözlemlenirken, dinlenme ile azalmakta olduğunu belirten Kobak, iltihaplı romatizmal hastalıklarda bel ağrısının farklı özellikler taşıdığını ifade etti. Özellikle geceleri ya da sabah saatlerinde artan ağrılar, kişiyi uykudan uyandırabiliyor ve sabahları belirgin tutukluk yaratabiliyor. Bu tür durumlar dikkate alınmalı.

Sabah Tutukluğu Neden Önemli?

Prof. Dr. Kobak, iltihaplı romatizmal hastalıklarda bel ağrısına sabah tutukluğunun da eşlik edebileceğine dikkat çekti. Sabahları yataktan kalkarken zorlanma, bel ve kalça bölgesinde uzun süreli tutukluk, hareket ettikçe azalma gibi bulgular, özellikle genç erişkinlerde aksiyel spondiloartrit gibi hastalıkların değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu tür ağrıların yalnızca fıtık olarak düşünülmesi, tanı sürecini olumsuz etkileyebilir.

Bel ve Kalça Ağrıları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bel ağrısının kalça bölgesinde de hissedilebileceğini belirten Prof. Dr. Kobak, sağ ve sol kalça arasında yer değiştiren ağrıların, uzun süreli sabah tutukluğu ve geceleri ortaya çıkan ağrıların romatizmal bir nedenin işareti olabileceğini dile getirdi. Ayrıca gözde kızarıklık, ciltte sedef hastalığı veya ailede romatizmal hastalık öyküsü gibi durumların da hekime bildirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Son olarak, bel ağrısının çoğu zaman kendiliğinden geçebileceğini ancak tekrarlayan ya da uzun süren ağrıların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Üç aydan uzun süren ve gece ile sabah saatlerinde belirginleşen bel ağrıları için uzman değerlendirmesi oldukça önemlidir. Erken tanı, hastalığın kontrol altına alınması ve ileride oluşabilecek fonksiyon kayıplarının önlenmesi açısından hayati bir rol oynamaktadır. Prof. Dr. Kobak, bel ağrısı çeken kişilerin kendi kendine tanı koymak yerine, ağrının süresi, ne zaman arttığı ve hareket ile dinlenmeyle nasıl değiştiği gibi özellikleri gözlemleyerek gerektiğinde bir romatoloji uzmanına başvurmalarının doğru bir yaklaşım olacağını belirtti.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı