SAMSUN (İHA) - Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden Doç. Dr. Meryem Batık Vural, evlilikteki beklentelerin günümüzde değiştiğini belirterek, sosyal ilgi, etkili iletişim ve eş desteğinin ilişki doyumunu artıran önemli unsurlar olduğunu ifade etti. Vural, flört şiddetinin yalnızca fiziksel değil, genellikle psikolojik ve duygusal boyutlarda da görüldüğüne dikkat çekti.

Doç. Dr. Meryem Batık Vural, çiftlerin evlilikten beklentilerinin daha kapsamlı hale geldiğini vurguladı. Eskiden evliliğin ekonomik güvence ve toplumsal kabul gibi işlevlerle bağlantılı olduğunu, günümüzde ise partnerlerden yalnızca eş değil, duygusal destek sunabilen bir arkadaş ve anlayışlı bir yol arkadaşı olmasının beklendiğini söyledi. Araştırmalar, sosyal ilginin romantik ilişkilerde önemli bir rol oynadığını ve bu durumun ilişki doyumunu artırdığını göstermektedir. Günümüz ilişkilerinde sadece birlikte yaşamak değil, aynı zamanda duygusal anlamda destekleyici bir ilişki oluşturmanın da önemi büyüktür. İlişkide güven, saygı ve duygusal yakınlık eksikse, boşanma veya evliliği erteleme eğilimleri artmaktadır. İletişim sorunları ve çatışma çözme yöntemleri, evlilik doyumunun düşmesine sebep olan en büyük etkenlerden biridir. Çiftler, sorunları çözme konusunda yeteneklerini geliştirdiklerinde evliliklerinden daha fazla memnuniyet duyabilmektedirler. Ayrıca, algılanan eş desteği de evlilik doyumunu artıran önemli bir faktördür.

Eşlerinden destek gördüklerini hisseden bireylerin çatışmaları daha sağlıklı bir şekilde yönetebildiğini ve evliliklerinden daha fazla memnuniyet aldıklarını belirten Vural, aile yaşam döngüsünde karşılaşılan zorlukların evlilik doyumunu etkileyebileceğini ifade etti. Duygusal bağları güçlendirmek için çiftlerin sorunları çözmekle birlikte, ilişkilerine yatırım yapmaları gerektiğini vurguladı.

Flört şiddetinin psikolojik boyutunu göz ardı etmemek gerektiğine dikkat çeken Vural, flört şiddetinin yalnızca fiziksel saldırılar değil, aynı zamanda psikolojik, duygusal ve dijital zarar verici davranışları kapsadığını belirtti. Sürekli kontrol edilme, küçümsenme ve sosyal ilişkilerin kısıtlanması gibi durumlar da flört şiddetinin örnekleri arasında yer almaktadır. John Gottman'ın araştırmalarında şiddet, durumsal ve karakterolojik olmak üzere iki ana kategoriye ayrılıyor. Durumsal şiddet, genellikle yoğun çatışma anlarında ortaya çıkar ve iletişim eksiklikleriyle ilişkilidir. Karakterolojik şiddet ise daha sistematik ve kontrol edici bir yapıya sahiptir.

Flört şiddeti yaşayan bireylerin ilişkiden kopmakta zorlanmasının arkasında birçok psikolojik mekanizma yer aldığını belirten Vural, romantik idealizasyon ve ilişki bağımlılığının flört şiddetini kabul eden tutumlarla ilişkili olduğunu ifade etti. ‘Evlenince düzelir' düşüncesinin bir mit olduğunu ve bu durumun şiddetin evlendikten sonra artabileceğini vurguladı. Ayrıca, bazı bireylerin şiddet davranışlarını zamanla normalleştirebildiğini veya kendilerini suçlayabildiğini belirtmiştir.

Flört şiddeti araştırmalarında kıskançlık ile flört şiddeti arasında anlamlı bir ilişki olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Vural, sosyal ilginin bu konuda koruyucu bir etken olduğunu belirtti. Empati kurabilen bireylerde flört şiddeti riskinin daha düşük olduğunu vurguladı. Bu nedenle, flört şiddetinin önlenmesi için gençlerde sosyal ilgiyi artırmaya yönelik çalışmalar yapmanın önemine dikkat çekti. Gençlerin yalnızca ilişki becerileri değil, aynı zamanda empati, eşitlikçi ilişki anlayışı ve sağlıklı sınırlar konusunda da bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı