Eskişehir Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri ve Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muammer Tün, depremlerin yeri ve büyüklüğünün olasılıksal olarak tahmin edilebildiğini ancak gün ve saat bazında kesin öngörünün mümkün olmadığını vurguladı. Tün, "Toplumun odak noktası zaman değil, hazırlık seviyesi olmalı. Risklerin doğru tanımlanması etkili önlemlerin ilk adımıdır" dedi.
Anadolu Üniversitesi Arama Kurtarma Ekibi (AUSAR) Lideri Dr. Ekrem Meriç ise deprem sonrası ilk 72 saatin "altın saatler" olduğunu hatırlatarak deprem çantası hazırlamanın ve "çök–kapan–tutun" hareketlerini uygulamalı olarak öğrenmenin hayat kurtardığını belirtti.
Öte yandan bir klinik psikolog, sosyal medyada felaket içeriklerini sürekli izlemenin "felaket kaydırması" adı verilen bir kaygı döngüsüne yol açabileceğini açıkladı. "Deprem uygulamalarının bildirimlerini yalnızca yüksek şiddetli depremler için sınırlandırmak, haber takibini günün belirli saatleriyle kısıtlamak daha sağlıklı bir yaklaşım" diye uyardı.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de Deprem Haftası kapsamında çocuk merkezlerinde 4–5 yaş grubu öğrencilere yönelik deprem farkındalık atölyeleri düzenledi. Eğitimleri başarıyla tamamlayan çocuklara "Deprem Kahramanı" rozeti verildi.
📌 Hatırlatma: Eskişehir, Kuzey Anadolu Fay Hattı'na yakın konumuyla 1. derece deprem bölgesinde yer alıyor.





