Emekli olmaya hak kazandığı hâlde çalışmayı sürdürenlerin gündeminde “Dilekçeyi 2026’da mı, 2027’de mi vermeliyim?” sorusu bulunuyor. Emeklilik başvurusunun yapıldığı yıl, aylık hesaplamasında kullanılan güncelleme katsayıları nedeniyle bağlanacak maaşı etkileyebiliyor.
Ancak yalnızca sigorta başlangıç tarihine bakılarak kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değil. Primlerin hangi dönemlerde ve hangi kazanç üzerinden ödendiği, toplam prim günü ve çalışma statüsü de hesaplamada belirleyici oluyor.
Emekli maaşını etkileyen 3 kritik dönem
SGK Uzmanı Melis Elmen, aynı tarihte sigortalı olan kişilerin farklı emekli aylıkları alabilmesinin temel nedenlerinden birinin çalışma sürelerinin üç ayrı döneme bölünerek hesaplanması olduğunu belirtti.
Hesaplamada öne çıkan dönemler şöyle:
2000 yılı öncesi: Aylık bağlama oranlarının daha yüksek olması nedeniyle emekli maaşı hesabında genellikle en avantajlı dönem olarak değerlendiriliyor.
2000 ile Eylül 2008 arası: Bu dönemde prim kazançlarının güncellenmesinde enflasyon ve ekonomik büyüme verileri etkili oluyor.
Ekim 2008 sonrası: 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle aylık hesaplama sistemi ve aylık bağlama oranları değişti. SGK da Ekim 2008’i sosyal güvenlik uygulamaları açısından temel geçiş tarihlerinden biri olarak kabul ediyor.
Bu nedenle 2000 öncesinde yüksek kazanç üzerinden daha fazla primi bulunan bir çalışan ile primlerinin büyük bölümü 2008 sonrasında ödenen başka bir çalışanın aylığı aynı olmayabiliyor.
Uzun süre çalışmak maaşı mutlaka yükseltir mi?
Emeklilik maaşında yalnızca çalışma yılının uzunluğu yeterli değil. Primlerin gerçek ücret üzerinden ve yüksek kazançla bildirilmesi büyük önem taşıyor.
Uzun süre boyunca düşük kazanç üzerinden prim ödenmesi, bazı çalışanlarda beklenen maaş artışını sağlamayabiliyor. Buna karşılık yüksek prime esas kazanç üzerinden bildirilen süreler, aylık hesabına daha olumlu yansıyabiliyor. Uzman değerlendirmesinde de toplam çalışma yılından çok prim tutarlarının ve primlerin ait olduğu dönemlerin belirleyici olduğu vurgulandı.
2026’da emekli olmak mı, 2027’yi beklemek mi avantajlı?
Melis Elmen, mevcut ekonomik göstergeler dikkate alındığında 2026 yılında emeklilik başvurusu yapmanın şu aşamada daha avantajlı göründüğünü söyledi. Ancak bu değerlendirme kesinleşmiş bir oran anlamına gelmiyor.
2026 yıl sonu enflasyonunun ve ekonomik büyümenin tahminlerin üzerinde gerçekleşmesi durumunda 2027 yılında yapılacak başvurunun daha avantajlı hâle gelme ihtimali bulunuyor. TCMB’nin Temmuz 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi’nde cari yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 29,21 olarak kaydedildi. Bu oran bir tahmin olup yıl sonunda açıklanacak kesin verilerden farklılaşabilir.
Dolayısıyla “2026 kesin olarak daha yüksek maaş getirir” şeklinde herkes için geçerli bir değerlendirme yapmak doğru değil. Sonuç; kişinin 4A, 4B veya 4C kapsamındaki durumuna, prim kazançlarına, hizmet dönemlerine ve başvuru tarihine göre değişebilir.
Dilekçe vermeden önce maaş hesabı kontrol edilmeli
Emeklilik başvurusu yapmayı planlayanların hizmet dökümündeki eksik günleri, prime esas kazançları ve sigortalılık statülerini kontrol etmesi gerekiyor.
SGK’nın 4A sigortalıları için sunduğu aylık hesaplama uygulaması, mevcut kurum kayıtlarına göre tahmini yaşlılık aylığının görülmesine imkân sağlıyor. Benzer hesaplama hizmetleri e-Devlet ve SGK uygulama portalında da bulunuyor.
Hesaplama ekranındaki tutarın tahmini olduğu, başvuru sonrasında yapılacak resmî SGK hesabının esas alınacağı unutulmamalı.





